matbaa
  • Arşiv

  • İyi İşler Matbaa cılık Fuda Kapak Taslama Makinesi Aldı

    Posted on Mart 13, 2008 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Matbaa
    Aras Makina’dan Alınan makinede, altı parçaya kadar taslama yapılabiliyor.

    (İstanbul) Kağıthane’de hizmet veren İyi İşler Matbaa cılık Ltd. Şti. Aras Makina’dan Fuda kapak taslama makinesi aldı. Makinede 6 parça, 5mm kalınlığa kadar tüm taslama işlemleri yapılabiliyor; çok parçalı işler taslanabiliyor. Yılın son ayında kurulan Fuda kapak taslama makinesi sayesinde İyi İşler Matbaa cılıkta daha önce elle yapılan işlemlerde %100 verimlilik artışı sağlandı.

    İyi İşler Matbaa cılık 1994 yılında kurulmuş, ajans kökenli bir matbaa . 1997 ‘den sonra sıfır makineler almaya başlayan firma, baskı makineleri yatırımlarının yanı sıra mücellit makinelerinide tamamlamaya özen gösteriyor. Firma 3000 metrekarelik tesisinde 70 kişilik kadrosuyla iki vardiya çalışıyor.

    Çok geniş bir müşteri profiline sahip olan İyi İşler Matbaa cılık, hemen her sektöre (Finans, iletişim, bilgisayar, pazarlama, gıda v.b) hizmet veriyor. Müşteri profilinin çeşitliliği matbaa ya krize giren sektörlerdeki kaybını dengeleme imkanı sağlıyor. İyi İşler Matbaa cılık Genel Müdürü Mehmet Aker ‘e göre, Leasing firmaları da farklı sektörlerden firmalarla çalışmayı teşvik ediyolar.

    Iyi işler matbaa cılık, broşür, katalog, afiş, kartvizit gibi kurumsal ve reklam işlerinin yanı sıra kitap ve 20-30 bin adede kadar düşük tirajlı bazı kutu işleri de yapıyor.

    İyi işler matbaacılık Genel Müdürü Mehmet Aker, kapak taslama makinesi yatırımına neden gerek duyduklarını şöyle açıklıyor. ” Elle taslama yaptığımız için hızlı ve kaliteli olamıyorduk. Yeni makinemizde KuveytTürk’ün kaybolan Çeşmeler adlı kitabını yaptık. Çok iyi sonuç aldık. Örneğin biz 1000 adetlik bir işi yaklaşık 4 günde fireli yapabiliyorduk. Normal şartlarda bir günlük iş olmasına rağmen makineye alışma sürecinde olduğumuz için aynı bir işi bir buçuk günde tamamladık. Bu makine, prtaik olması ve bilgiyi az gerektirmesi bakımından hem kullanıcılar için hemde satıcı için büyük avantaj sağlıyor.”

    Kapak taslama makinesi yatırımında Fuda markasıyla tanışma ve yatırım sürecini, Mehmet Aker, şöyle anlaıyor. “Ben, bu makineyi ilk keşfedenlerdenim. İlk kez yaklaşık bir buçuk sene önce gördüm. O zaman makineyi alma konusunda tereddütte kaldık. Çünkü karşımızda ciddi satıcılar yoktu. Bu makineyi Aras Grup’tan daha pahalıya aldık. Bunu yapmamızın sebebi Aras’ın çok ciddi bir satıcı olmasıdır. Sorumuz olduğu zaman sorabileceğimiz muhattap olabileceğimiz bir grup ile karşı karşıyayız. Servis konusunda hiç sıkıntı yaşamadık”

    Baskı sonrasında 30 kişi çalıştıran İyi İşler Matbaa cılık kapak taslama makinesi yatırımı, personelini daha verimli çalıştırma imkanı sağlıyor. Otomasyon sayesinde daha az personele ihtiyaç duyduklarını belirten Mehmet Aker, bazı çalışanları bir kaç makinede birden değerlendirebileceklerini kaydediyor. Aker “Bu şekilde yatırımlarımızı hızlandırabiliriz. Şuanda maaş giderleri yatırım maliyetinden çok daha yüksek. Bugün ödediğim leasingin üç katı kadar maaş ödüyorum.” diyerek yatırımın önemine dikkati çekiyor.

    İyi işler Matbaa cılık baskı sonrasında iplik dikiş, varak, dosya yapıştırma makinelerine ihtiyaç duyuyor. Mehmet Aker bu makineleri çalışan sayısını en aza indirmek için almak istediklerini belirtiyor. Bununla birlikte en çok yaşanan sıkıntı, aldıkları makinelerde çalışacak verimli eleman bulabilmek. Aker ” Baskı sonrası eleman sınıfında çok büyük sıkıntı yaşıyoruz. İşini bir sanat olarak gören insanlar yok. Yatırımların durmasının en önemli nedeni bu. Çünkü bu tür makineleri kullanmak çok kolay olsa da, yine de yetenek gerektiriyor” diyor.

    İyi işler Matbaacılık, kapak taslama makinesiyle diğer matbaalara da hizmet verebilecek. Mehmet Aker bu konuda “Bizim en büyük dileğimiz diğer matbaacı arkadaşlara da bu desteği sağlamak. Çünkü bazı arkadaşlarımız mücellit işlerinin fiyat farkından dolayı iş kaçırabiliyor. Onlara bu konuda uygun fiyat vererek yardımcı olabiliriz” diyor.

    İyi işler Matbaa cılık, 2009 başına kadar altı renkli bir baskı makinesi almak hedefinde. Drupa yı beklemek istediğini ve piyasa şartlarını inceleyeceğini belirten Mehmer Aker yatırım düşüncelerini ve leasing de artan KDV oranı konusunda görüşlerini şöyle açıklıyor. ” Büyümeye devam etmek zorundayız. Durursak o zaman küçülmeye başlarız. Ayrıca eskiyen makinelerinizin alternatiflerini bulmayı hedefliyoruz. Yine çoğunlukla mücellit makinelerine yatırırmımız olacak. Büyük kesim makinesi ve varak yaldız makinesi düşünüyoruz. Yer problemi bütün matbaacıların temel sorunu. Bu sorunu aşmak içinde büyük çaba gösteriyoruz. Bu senin ilk altı ayı içinde bu probleme çözüm bulmayı düşünüyoruz. Leasing’de KDV ‘nin %18 olmasının bizi çok fazla etkileyeceğini düşünmüyorum. En çok etkilenecek olan kesim işe yeni atılan girişimciler olacaktır. Küçük bir işletmenin büyümesi anlamında sıkıntı olacaktır. Ben leasinge yapılan KDV arttırımının 2009 yılında geri alınacağından adım gibi eminim. Bir sene gerek hükümetin gerekse bizlerin dinlenmesinde fayda var diye düşünüyorum.

    Aras Makina ve Servis hizmetleri Tic. ve San. A.ş Satış müdürü Hamdi Kaymak, fuda kapak taslama makinesinin özelliklerini şöyle anlatıyor. ” Bu makine de 6 parça, 5 mm kalınlığa kadar tüm taslama işlerini yapabiliyoruz. Piyasada 6 parçaya kadar taslama yapabilecek bu tür bir teknoloji yok. Daha az parçalı işler taslanabiliyordu. Biz çok parçalı işleri taslayabiliyoruz. Aras Grup olarak en iyi firmalarla çalışmaya özen gösteriyoruz. Son birkaç yılki stratejimizde genişlemeler yaptık. Çok yüksek yatırım maliyetlerine sahip makineleri almak çok zordu. Çok az firma faydalanabiliyordu. Biz uzak doğuda iyi üreticiler ve iyi fiyatlarla bu işi çözmeye çalışıyoruz. Bu makinede çok iddialıyız çünkü çok iyi bir makine. Ayrıca çok ekonomik yatırım miktarıyla makineyi çalışır hale getirebiliyoruz.

    Tayvan, Güney Kore, Çin menşeli yeni üreticilerle çalışmaya başladık. Çalışacağımız firmaları bir kaç yıl araştırıyoruz. Bir çok fuara katılıyoruz ve iyi bir araştırma evresi geçiriyoruz. Bu firmaların onayıyla yeni ürünleri kazandırmaya çalışıyoruz. Türkiye’de matbaa sektöründe bu makinenin çok başarılı olacağını düşünüyoruz.”

    Damla Digital Baskı MErkezi

    Posted on Mayıs 20, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    5 Yıldır Güveninizle…

    Damla Digital Baskı Merkezi,Damla Copy logosu altında 5 yıldan bu
    yana,dijital kopyalama ve
    hemen her tür baskı ihtiyaçlarınıza çözüm sunmaktadır…

    \’\’Zamanın değerini bilenlerin buluşma noktası\’\’ sloganı ile
    hizmet veren şirketimiz,özellikle
    kapıya hizmetin de sektördeki öncülerindendir…

    Kurucusu Kaya Çayıroğlu\’nun 30 yıla varan deneyimini yansıttığı
    tesisimizde,hemen her biri
    alanında 20 yıla varan tecrübeye sahip nitelikli çalışanları ile Damla
    Copy,bugün sektörünün
    en kaliteli işlerini sunabilmenin huzurunu yaşıyor…

    Gelecek dönem vizyonunda,hizmet kalitesini,ISO 9001 belgesi ile de
    tescillemeyi hedefleyen
    Damla Copy,kurumsallaşma çalışmalarını da tamamlayarak sizlere daha
    farklı bir anlayışla
    hizmet veriyor…

    Mat Kağıtçılık

    Posted on Mayıs 8, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    MatGrup kuruluşlarından, MatKağıt A.Ş., 1993 senesinde kurulmuş olup, ülkemizin, ofset ve serigrafi baskı sektörleri ile, reklam sektörüne hizmet veren, en etkin kuruluşlarındandır.

    MatKağıt’ın mümessili olduğu firmalar ;
    •HP Scitex Vision (Belçika) – Geniş formatlı dijital inkjet baskı makineleri ve mürekkepleri
    •HP Blueback ve Citylight Kağıtlar
    •Avery Dennison (Hollanda) – Ofset, Serigraf, Reklam folyoları ve dijital baskı için kendinden yapışkanlı ürünler-
    •Avery Dennison Yüksek Performanslı Çift Taraflı Endüstriyel Bantlar
    •Avery Dennison Reflektif Folyolar
    •Teck-Ink Dijital Baskı Mürekkepleri
    •Teckwin (Çin) - Geniş formatlı dijital inkjet baskı makineleri ve mürekkepleri
    •Argon-Kiian serigrafi baskı mürekkepleri ve yardımcı malzemeleri
    •Mat Foam (Çin)- Free Foam PVC
    •Queens’ Point (Çin) – Germe Viniller
    •Unitex (İngiltere) – Serigraf baskı malzemeleri
    •Poli Tape (Almanya) – Folyo transfer bantları

    Mat Kağıtçılık San. ve Tic. A.Ş.
    MatGrup Plaza, 4.Levent Sanayi Sitesi, Yeşilce Mahallesi, Emektar Sokak, No:5, Kağıthane, 34418, İST
    Tel : (0212) 270 05 95 Faks : (0212) 324 41 35
    info@matkagit.com.tr

    Bir Kamyon Dolusu Sahte Para.!

    Posted on Mayıs 8, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Basılan sahte 52 milyon YTL ve yine sahte 6 milyon dolar ele geçirildi. Para bölücü örgüte akacaktı.

    İSTANBUL Mali Şube Müdürlüğü ekipleri bir ihbar üzerine Kadıköy’deki bir matbaa ile 20 ayrı adrese baskın düzenledi. Baskında kalpazan S.A., kızları L.D., G.A. ve oğlu F.A.’nın aralarında bulunduğu 19 kişi yakalandı. Matbaada 6 milyon ABD doları ve 52 milyon YTL ele geçirildi. Ele geçirilen paraların gerçeğinden ayırt edilemeyecek kalitede olduğu öğrenildi. Elebaşı S.A.’nın diğer oğlunun PKK üyesi olduğu, S.A.’nın da örgüt üyeliğinden kaydının bulunduğu ayrıca vatandaşlıktan çıkartıldığı öğrenildi. Polis, 10, 20, 50 ve 100’lük halinde basılan sahte paranın bugüne kadar ele geçen en yüksek miktar olduğu öğrenildi. S.A.’nın bastıkları sahte parayı PKK’ya verip bu paranın uyuşturucu ve silah kaçakçılığında kullanılacağı öne sürüldü.

    Kaynak: Vatan

    Yerel gazetede bıçaklı saldırı

    Posted on Mayıs 7, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Kocaeli’nde yerel bir gazetede çalışan şoför ve matbaa işçisi, bıçaklı saldırıda yaralandı.
    Alınan bilgiye göre, Karabaş Mahallesi Cebesoy Sokak’taki Özgür Kocaeli Gazetesi’nin idari merkezine gelen iki kişi, ilan vermek istediklerini belirterek yetkililerle görüşmek istedi. Yetkililerle görüşemeyen zanlılar, merkezde görevli şoför Yücel Sinan’ı sırtından, matbaa işçisi Ferdal Arıoğlu’nu elinden bıçakla yaralayıp kaçtı. Yaralılar, İzmit Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Kaçan G.K’nin yakalandığı, diğer zanlının yakalanmasına çalışıldığı bildirildi. Yakalanan G.K’nin 11 Şubat 2007 tarihinde aynı gazetenin gece sorumlusu Mehmet Sümer’i bıçakla yaralama suçundan tutuklandığı ve geçen hafta cezaevinden tahliye edildiği öğrenildi.

    Kaynak:Zaman

    İlk matbaa kitaplarına koruma

    Posted on Mayıs 7, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Safranbolu’da üç yıl önce tarihî Kazdağlı Camii’nde harap halde bulunan ve aralarında İbrahim Müteferrika’nın ilk matbaa basımı kitaplarının da yeraldığı tarihî yayınlar, belediye tarafından koruma altına alındı.
    Safranbolu Belediye Başkanı Mustafa Eren, yaptığı açıklamada, koruma altına alınan 2 bin kitap içinde, Osmanlı döneminde matbaayı getiren İbrahim Müteferrika’nın, 750′ye yakın, ilk matbaa harfleriyle yazılmış kitaplarının da yeraldığını söyledi. Fatih Sultan Mehmed’in tuğrasının bulunduğu el yazması kitapların da bu eserler arasında olduğunu belirten Başkan Eren, şunları kaydetti: “Kitaplarımızı hiç bir yere vermek istemiyoruz. Müze yapılması için bir çok başvurumuz oldu, cevap alamadık. Şu anda yapabildiğimiz yalnızca kitapları korumak. Onarım, pahalı bir iş olduğu için bizi aşıyor. Yetkililerden, kitapların Süleymaniye Kütüphanesi’nde onarılması konusunda yardım bekliyoruz.”

    Matbaa işçileri greve gitti, gazete basılmadı

    Posted on Mayıs 7, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Fransa’da gazete matbaalarında çalışan işçilerin greve gitmesi nedeniyle Paris’te basılan ulusal gazeteler dün yayınlanmadı.
    Matbaa işçileri, gazete patronlarının basın sektöründe çalışan işçilerin haklarına yönelik tavrını ’saldırı’ olarak değerlendiren Livre CGT sendikasının bir günlük grev çağrısına uyarak önceki gece işe gelmedi. Le Monde, Liberation, Le Figaro ve Le Parisien gibi ulusal gazeteler işçilerin matbaalara gelmemesi yüzünden basılmadı. Basılan az sayıdaki günlük gazete ise işçiler matbaa çıkışlarına barikat kurdukları için dağıtılamadı. Bazı gazeteler grevden dolayı paralı olan internet edisyonlarını ücretsiz yaptılar. Livre CGT sendikası, basımdan dağıtıma bütün sektörlerin gazete patronlarının keyfi tutumlarına maruz kaldığından şikayet ederek gazete yöneticilerini karşılıklı görüşmeye davet ediyor.

    Antalyalı matbaacılar site kurmak istiyor

    Posted on Mayıs 7, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Antalya Matbaa Sanayicileri Derneği (ANMAS) yeni Yönetim Kurulu, Antalya Valisi Aladdin Yüksel’i makamında ziyaret etti.
    ANMAS Yönetim Kurulu Başkanı Halil Tıraş, ziyaret sırasında Antalya’da 500 civarında matbaa bulunduğunu belirterek, matbaacılar sitesi kurulması gerektiğini ifade etti. Bunun üzerine Antalya Valisi Aladdin Yüksel de bu konu ile yakından ilgileneceğini söyledi. Matbaaların genellikle şehir içinde konutların altında işletmeler halinde çalıştığını aktaran Tıraş, matbaa sektörünün devlet açısından ciddi katma değer oluşturduğunu söyledi. Matbaa sayısının bundan sonra daha da artacağına dikkat çeken Tıraş, Antalya’da mutlaka bir matbaacılar sitesinin kurulması gerektiğini, bunun için de 2 yıldır mücadele ettiklerini ifade etti. Tıraş, daha sonra Vali Yüksel’den destek beklediklerini belirtti. Konuyu Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile de paylaşacaklarını aktaran Yüksel, İmar Müdürü ile de görüşeceğini söyledi.

    TMSF, Samandıra matbaasını satıyor

    Posted on Mart 25, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    AA

    Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Dinç Bilgin’in Etibank’tan doğan borçları nedeni ile el koyduğu Samandıra Baskı Tesisleri’ni satışa çıkardı. TMSF’nin Resmi Gazete’de yayımlanan duyurusuna göre, muhammen bedeli 41 milyon 600 bin dolar olarak belirlenen satış ihalesi, 12 Şubat 2007′de, saat 11.00′de kapalı zarf ve açık artırma usullerinin birlikte uygulanmasıyla yapılacak.
    Samandıra Baskı Tesisleri kapsamındaki borçlular, Bilgin Yayıncılık, Medya Holding ile Sabah Yayıncılık’ın satılacak olan varlığı matbaa, teçhizat ve gayrimenkul ile demirbaşlardan oluşuyor. TMSF’nin Mayıs 2005′te Merkez Grubu’yla imzaladığı protokolde, Bilgin Yayıncılık’ın Samandıra’daki baskı tesisleri üzerinde üçüncü şahısların ipotekleri bulunduğu için herhangi bir madde yer almamıştı.

    Şebekenin lideri ecza deposu sahibi

    Posted on Mart 25, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    “İksir” adlı operasyonla çökertilen sahte ilaç şebekesinin liderinin eczacılık fakültesi mezunu Burç Ecza Deposu sahibi Saim Cimşit olduğu ortaya çıktı. Zanlılar, ‘dolaylı olarak ölüme sebebiyet vermek’ dahil 11 ayrı suçtan adliyeye sevk edildi
    ERDAL KILINÇ, GÖKHAN KARAKAŞ İstanbul

    “İksir” operasyonuyla çökertilen ilaç şebekesinin liderinin eczacılık fakültesi mezunu olan Burç Ecza Deposu sahibi Saim Cimşit olduğu ortaya çıktı. Operasyonla 17 milyon YTL’lik sahte, çalıntı ve son kullanma tarihi geçmiş ilaç ele geçirilirken, şebekenin özellikle 1000 ile 9000 YTL arasında değişen kanser ilaçlarını piyasaya sürdüğü iddia edildi. Polis sorguları tamamlanan 43 kişiyi “çete” ve “tedavi olma şansını insanların ellerinden alarak dolaylı olarak ölüme sebebiyet vermek” suçlarının da aralarında bulunduğu 10 ayrı suçtan adliyeye sevk etti. Savcının “çete” ve “kişilerin sağlığını tehlikeye atmaktan” mahkemeye sevk ettiği 14 kişi ise tutuklandı.
    Son kullanma tarihi geçmiş ilaçları satan bazı eczacıların, sorgularında “Bu işi eczacıların yüzde 80′i yapıyor” dediği kaydedildi. Zanlılar, çete ve tedavi olma şansını insanların ellerinden alarak dolaylı olarak ölüme sebebiyet verme suçlarının da aralarında bulunduğu 11 ayrı suçtan adliyeye sevk edildi.

    23 eve baskın düzenlendi
    Polis, dün sahte ilaç şebekesiyle ilgili olarak basın toplantısı düzenlerken, baskının ayrıntıları da ortaya çıktı. Emniyet güçleri, İstanbul’da 5 ecza deposu, 14 eczane, 2 matbaa ve 23 eve baskın düzenlendi. 2’si eczane sahibi kadın 43 kişi gözaltına alındı.
    Aramalarda ecza deposundan çalınarak piyasaya sürülmeye hazırlanan, lösemi hastası çocukların tedavisinde kullanılan bir TIR dolusu özel üretilmiş bebek maması, 190 bin adet tarihi geçmiş ilaçlar için hazırlanmış ilaç kutusu, aralarında kanser ilaçlarının da yer aldığı son kullanma tarihi geçmiş iki kamyon ilaç, kullanılmış ambalajları kesilmiş muhtelif ilaçlar, ilaç ambalajı yapımında kullanılan tasarım grafik ve matbaa malzemeleri, iki tabanca ve 227 adet mermi, 12 adet bilgisayar, bir pres makinesi, ilaç yapımında kullanılan kalıplar, iki sahte araç basın kartı ele geçirildi.
    Çetenin lideri olduğu öne sürülen Saim Cimşit’in oğlu Aziz Cimşit kardeşleri Aksoy Cimşit ve Kamil Salih Cimşit’in organizasyonu yönettiği, ilaç kutuları ve sahte fatura hazırladıkları belirlendi. Ele geçirilen ilaçların astım, kalp, diyaliz, kanser, ağrı kesici, ateş düşürücü, şeker, kolesterol ilaçları olduğu belirtildi.
    Son kullanma tarihi geçen ilaçları satan bazı eczacıların Emniyet’teki ifadelerinde, pişman olduklarını ve eczanelerini kapatacaklarını söyledikleri belirtildi. Bazı eczacılar, sahte ilaç işini İstanbul’daki eczanelerin yüzde 80′inin yaptığını öne sürdü. Bazıları ise sahte ilaç sattıklarını bilmediklerini söyledi.

    14′ü tutuklandı
    Sabahın erken saatlerinde Ümraniye Adliyesi’ne sevk edilen zanlıların işlemleri geç saatlere kadar sürdü. Savcı, 43 sanıktan 23′ünü ifadelerini aldıktan sonra serbest bıraktı. 6 sanığı bebek maması çaldıkları gerekçesiyle suçun işlendiği yeri dikkate alarak Büyükçekmece Adliyesi’ne sevk eden savcı, 14 sanığı da TCK’nın “bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti”ni düzenleyen 168. maddesi ile “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçunu düzenleyen 220. maddesi uyarınca tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk etti. Nöbetçi Mahkeme tarafından sorgulanan aralarında Saim Cimşit, oğlu Aziz Cimşit, kardeşleri Aksoy Cimşit ve Kamil Salih Cimşit ile Şaban Kalafat, Kenan Zaman, Cihan Veski, Ogün Üçbudak, Ali Özçelebi ve Ahmet Bülent Tan’ın da aralarında bulunduğu 14 zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    e-reçete projesi
    Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Orhan Gümrükçüoğlu, sahte ilaçlara karşı e-reçete projesini yürürlüğe koyacaklarını, böylece bir sağlık karnesine, ne zaman, hangi doktor tarafından ve hangi ilacın yazıldığını izleyebileceklerini anlattı.

    Eczacıya da ağır ceza

    İstanbul Eczacı Odası Genel Sekreteri Semih Güngör: İşin içinde eczacı varsa resmi şekilde bu bilgilerin bize ulaşması gerekiyor. Eczacı Odası olarak mesleki deontoloji kuralları gereği soruşturma yaparız. Para cezasından meslekten men cezasına kadar giden ağır cezalarımız var. Burada şu önemli, eczacı sahte ilacı bir depo kanalıyla bilmeden mi, yoksa bilerek isteyerek mi sattı. İdari soruşturma bittikten sonra biz de meslekten süresiz olarak men cezası veririz.

    İçeriği analiz edilmeli

    İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Araman: Sahte ilaçta nişasta, pudra gibi dolgu maddeleri kullandıysa birinci derecede sağlığa zararı yoktur. O zaman sahtecilik açısından takibe alınır. İlacın içeriğinde kimyasal madde kullanıldıysa onun yaratacağı etki normal ilaçtan farklı olacaktır. Ölüm olursa otopsi sonucunda ortaya çıkabilir bu etkiler. Ele geçirilen mallar analiz edilir, o zaman cana kastediyor mu anlaşılır.

    Gencim’i Bilgi’liler Hazırladı

    Posted on Mart 25, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Milliyet’in gençlik eki ‘gencim’in bu haftaki sayısını Bilgi Üniversitesi’nin öğrencileri hazırladı. Pazartesi günü, Milliyet gazetesine gelen gençler, kendilerini yakından ilgilendiren konuları mercek altına aldılar.
    Yazı İşleri’nde tasarladıkları gazetenin detayları üzerinde çalışan öğrenciler, dün sabah DPC’ye (Doğan Printing Center) giderek hazırladıkları gazetenin baskısını izleyip matbaa hakkında bilgi edindiler.

    Sahte 1 milyon dolar ile yakalandılar

    Posted on Mart 23, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    İstanbul Mali Suçlarla Mücadele ekipleri, sahtecilikten sabıkalı İsmet Dündar’ın Bağcılar’da bir matbaada sahte para bastığı bilgisini aldı.

    Matbaaya düzenlenen baskında Murat Yılmaz ve “Kör Emin” lakaplı Mehmet Emin Yılmaz ile birlikte 3 kişi gözaltına alındı. Çete lideri İsmet Dündar, Çağdaş Arıkan ve Dursun Yılmaz Bakırköy’de bir alışveriş merkezinde gözaltına alındı. Dündar’ın yine sahtecilikten sabıkalı Cabbar Duyan’a Şişli’de matbaa kurdurduğu ve sahte para bastırdığının tespit edilmesiyle bu matbaaya da operasyon düzenlendi. Cabbar Duyan, İsmail Öz ve Hüsamettin Hayta gözaltına alındı. Her iki matbaada yapılan aramalarda ele geçen sahte dolar miktarının 1 milyon, YTL miktarının ise 300 bin olduğu bildirildi. Şebekenin, paraları yüzde 12 ile 25 komisyonla alışveriş merkezlerinde piyasaya sürmeye hazırlandıkları ifade edildi.

    Haber : Çetin AYDIN/İSTANBUL
    Kaynak : Hürriyet

    Sahte ilaca 43 gözaltı

    Posted on Mart 23, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    A.A

    İstanbul ile birlikte toplam 7 ilde düzenlenen ”İksir” adlı operasyonda, çalıntı ve kullanım süreleri geçmiş ilaçların kutuları değiştirilerek piyasaya sürülmek istenmesi konusuna ilişkin 43 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.

    Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, İstanbul’da bazı kişilerin çalıntı ve son kullanma tarihleri geçmiş ilaçları piyasaya sürmeye hazırlandıklarının belirlenmesi üzerine polis tarafından çalışma başlatıldı.

    İstanbul’da 44, Adana, Ankara, Batman, Hatay, Konya ile Samsun’da da 11 ayrı adrese 8 ve 9 Mart 2007 tarihlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, şebeke lideri oldukları ileri sürülen S.C ve kardeşi A.C’nin de aralarında bulunduğu 2’si kadın 43 kişi gözaltına alındı.

    Operasyonda, lösemili çocuklar için özel üretilmiş bebek maması türünden 1 TIR dolusu ilaç, kullanım süresi geçmiş ilaçlar için hazırlanmış 190 bin civarında sahte ilaç kutusu, aralarında fiyatları bin ile 9 bin YTL arasında değişen kanser ilaçlarının da yer aldığı 2 kamyon dolusu, kullanım süresi geçmiş ve kullanılmış, ambalajları kesik kupürsüz ilaçlar, ilaç ambalaj yapımında kullanılan tasarım grafik ve matbaa malzemeleri ile klişeler, 2 adet tabanca, bu silahlara ait 227 adet fişek, suçta kullanılan 12 bilgisayar, çok sayıda CD ile doküman ele geçirildi.

    Operasyon kapsamında İstanbul’da 5 ecza deposu, 14 eczane, 2 matbaa ve 23 ikamette arama yapıldığı belirtildi.
    Bu arada, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da operasyonda ele geçirilen bazı ilaçları inceledi.

    SUÇLAMALAR VE MADDİ BOYUT

    Operasyonla ilgili olarak, “nitelikli dolandırıcılık amacıyla suç örgütü oluşturmak, naylon fatura basmak, sahte ilaç ambalajı üretmek, tarihi geçmiş imha edilmesi gereken ilaçları yeniden piyasaya sürmek, hırsızlık yapmak ve hırsızlık malı alıp satmak, ruhsatsız silah bulundurmak, ruhsatsız ecza deposu ve eczane işletmek, uygun olmayan koşullarda ilaç depolamak ve transfer etmek, marka ve patent kanununa muhalefet etmek ve tedavi süresinde tedavi olma şansını insanların elinden alarak dolaylı olarak ölüme sebebiyet vermek” suçlarının tespit edildiği belirtildi.

    Operasyonun maddi boyutunun ise tam olarak tespit edilememekle birlikte 17 milyon YTL civarında olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.

    OPERASYON İLE İLGİLİ GENEL TESPİTLER

    Açıklamada, operasyon ile ilgili genel tespitlere ilişkin ise şu ifadelere yer verildi:

    “İlaç dağıtımında, üretici firma-ecza deposu-eczane şeklinde prosedür izlenmekte olup, bu sistemin çalışmasından sorumlu Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğüdür. Bu anlamda ecza depolarının sağlıklı bir şekilde kontrolü önem arz etmektedir.

    Bu olay yasal ilaç dağıtım ağının aslında çok da sağlıklı olmadığını göstermektedir. Türkiye’de toplam 430 tane ecza deposu vardır, ancak bunlardan bir bölümünün şüpheli işlemler yaptıkları tespit edilmiştir.

    Yakalanan ilaçların bir bölümünün kanser tedavisinde kullanıldığı, ele geçirilen ilaçlar arasında süresi geçmiş ilaçların bulunduğundan hareketle mutlaka ilaçların son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi ve eczanelerden satın alınması gerekmektedir.

    İlaç firmaları tarafından eczanelere fazla ilaç satmaları halinde bedava ilaçların verilmesi, hediye verilmesi, eczacıların satamayacaklarından fazla ilaç almalarını özendirmekte olup bu durum ilaç sektörünü olumsuzluğa itmektedir.

    Tanıtım numunelerinin, içi boşaltılıp matbaada basılan kupürlere doldurulmak suretiyle, naylon fatura kullanılmak suretiyle depolar tarafından piyasaya sürüldüğü, bu nedenle sektörün denetim mekanizmasının, gerek firmalar, gerek mümessiller, gerek eczacılar üzerinde artırılması gerekmektedir.”

    Eczanelerin, yeni TCK’nın sahte ilaç satmanın cezası konusunda bilgi sahibi olmadığı ifade edilen tespitler bölümünde, kaynağı belli olmayan yerlerden şüpheli ilaç almalarının eczacılar açısından hukuki sorumluluk doğuracağı, ayrıca çeşitli iletişim araçlarıyla satılan ilaçlara asla itibar edilmemesi gerektiği vurgulandı.

    Emniyetteki sorgu ve işlemleri tamamlanan 2’si kadın 43 şüphelinin Ümraniye Adliyesine sevk edildiği kaydedildi.

    Kaynak : Hürriyet

    CtP Pazarı Orta Ölçekli Matbaalara Yöneliyor

    Posted on Mart 20, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Ülkemizdeki ilk CtP kurulumları ile pazarda öne çıkan Creo yeni yapılanmadan sonra Kodak�ı Türkiye�de temsil eden Mat Grup Yönetim kurulu Üyesi Yalçın Alganer�e pazara bakışlarını sorduk. Matbaa sektörünün, ülkemiz ekonomisinde önemli bir yer tuttuğunun altını çizen Alganer, sektörün gittikçe ve sürdürülebilir bir şekilde büyümekte ve gelişmekte olduğunu anlattı;

    DİNAMİK VE GELİŞMEYE İSTEKLİ BİR SEKTÖR
    �Bu gelişmeyi özellikle son 6-7 senede, üstelik bir ekonomik kriz ve yedi de ekonomik dalgalanma geçirmemize karşın, daha net olarak görmekteyiz. Matbaa sektörü, diğer sektörlerimize oranla sağlam alt yapısı, sermaye yapısı, beşeri (insan) yatırımı ile dinamik, gelişmeye istekli ve hazır önemli bir imalat sektörümüzdür. Kamu ve özel kesim kuruluşları ile global gelişme trendine en çabuk uyum göstermiş ve önemli sayılabilecek bir hızla ve sağlam temellere dayalı olarak büyüyen bir imalat kesimini oluşturmaktadır. Sektör, dış ticarete dönük olarak da çalışmalarını geliştirmektedir.
    Ülkemizde politik ve ekonomik istikrar sürdürülebilir olarak yürütülebilirse, içeriden ve dışarıdan gelebilecek olumsuzluklara karşı tedbirlerimizi alabilecek ve ekonomik büyümemizi ve kalkınmamızı sürdürebileceğiz.�

    2007�İ KAZASIZ ATLATIRIZ
    2007 senesinde, iki önemli seçim, politik olarak farklı bir dinamizm, gerginlik ve dolayısıyla çalkantılara sebep olabilecektir. Fakat, özellikle ekonomimizi mali disipline uyumlu olarak yürütebilirsek, yaşanması muhtemel olan her türlü iç ve dış olumsuzluklar, kırılganlık oluşturmayacaktır. Toplumumuz ve ekonomimiz, artık bu tür olayları ve olumsuzlukları bertaraf edebilecek ve hatta karşı çıkabilecek sağlamlığa, bilince ve alt yapıya ulaşmıştır kanısındayım. Şimdi dergimizde bu ay özel bir şekilde ele alınan ve incelenen CtP konusundaki soruları, MatSet�ten Mustafa Öcal arkadaşımdan teknik bilgi destekleri alarak ve elimizden geldiğince basite indirgenmiş, açık ve samimi olarak cevaplandırmaya çalışalım:

    Türkiye pazarını CtP noktasında değerlendirir misiniz? Mevcut CtP kurulumlarının sayısını yeterli buluyor musunuz? Türkiye’de bu konuda bir açık varsa sizce bu yüzde kaçlık bir dilimi oluşturuyor?
    Türkiye�de CtP pazarı kamımızca, henüz olması gereken doygunluğa ulaşamamıştır. Şu anda gazetelerle birlikte 160 civarında CtP sistemi çalışmaktadır. CtP yatırımının cazip ve de verimli (rantabl) olabileceği kuruluşlar dikkate alındığında, bunların henüz ancak yüzde 20 kadarının CtP yatırımı yaptığını görmekteyiz. CtP�nin göreceli olarak daha verimli olarak kullanılabileceği yerler, tüm 4 - 5 renkli baskı makinesi olan ve günde ortalama 40, ayda ise ortalama 1000 kalıp kullanan matbaalar olduğunu söyleyebiliriz.

    SEKTÖRÜN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ CTP�YE ADAPTE OLACAK
    Kurulumlar dolayısıyla ziyaret ettiğimiz matbaalardan almaya başladığımız tepkiler artık CtP’nin teknoloji açısından printer mesafesine indiğini gösteriyor. Bu durum matbaacılarımızın gelişmiş teknolojiye ne kadar iyi uyum sağladığının bir göstergesidir sanıyorum. Siz bu açıdan Türk matbaacısını değerlendirir misiniz?
    Türk matbaacılarının, genel olarak, yeni teknolojiler ile bir katma değer yaratma veya hazır katma değeri gerektiğince randımanlı olarak kullanma konusunda çok girişimci ve hassas olmadıkları ve şayet rekabet bağlamında zorlanmadıkça teknolojik yenilenmeye pek gitmedikleri düşünülmektedir. Acaba durum gerçekten de böyle midir? Benim kişisel görüşüme göre, bu genel kanı doğru değildir. Matbaa sektörü, teknolojik yeniliklere en çabuk adapte olan sektörlerin en başında gelmektedir. Bunu 5 değişik sektörü derinlemesine incelemiş ve araştırmış bir uygulamacı ve iktisatçı olarak bizzat gözlemlemiş bulunmaktayım. Hiç şüphe yok ki, yeni bir teknolojinin en çok katma değer oluşturduğu aşama, sektöre yeni girdiği dönemdir. Örneğin, kendi konunuzda çalışan meslektaşlarınızın matbaalarında CtP sistemleri mevcut ise, sizin ek bir (marjinal) CtP yatırımı yapmanızın herhangi bir artı değeri olamayacaktır. Ama buna karşılık, şayet bu yatırımı yapmamış iseniz, yani CtP sisteminiz henüz yok, fakat diğerlerinin var ise, mutlaka rakiplerinize göre bir değer eksikliğiniz oluşacaktır. Yeni teknolojilere, sektör mensupları genelde ve öncelikle, maliyet düşürebilmek amacıyla yaklaşmaktadırlar. Bu kabul edilebilir bir düşünce gibi gözükse dahi, zamanla, sektörün önemli bir bölümü CtP�ye adapte olacak ve tam bilinçli olarak ve gerektiği randımanla sistemlerini kullanıma başlayacaklardır. Bu konuda, gerekli bilinç ve alt yapı kanımızca artık ülkemizde tam anlamıyla oluşmuştur.

    CtP pazarını sınıflandırmak gerekirse hangi etkenlere göre sınıflandırırsınız? Bu sınıflandırmada VLF’in gazetenin ve fleksonun durumunu nasıl ayırt edersiniz? Türkiye’deki CtP pazarını bir de kendi sınıflandırmanız ışığında yapar mısınız?
    CtP sistemlerini genel olarak, üretim ve kullanım alanlarına göre sınıflandırmak daha yaygın kullanılan bir yöntemdir. Şöyle ki: Ambalaj baskısı (karton ambalaj, esnek-fleksibıl, flekso- ambalaj) ve görsel iletişim malzemesi (dergi, broşür, katalog baskısı, gazete) baskısı olarak sınıflandırabiliriz.
    VLF (Çok Geniş Ebat) pazarında ağırlıklı olarak ambalaj matbaaları ön plana çıkmaktadır. Bu segment, CtP’nin getireceği farklılığın farkındadır ve son derece bilinçli ve isabetli seçimlerle yatırımlarını yapmaktadırlar. Gazete baskısında ise daha çok ulusal çaptaki büyük ölçekli firmalar bu yatırımı gerçekleştirebilmektedirler.
    Flekso ambalaj baskı sektörü, CtP teknolojisinin getirdiği kalitenin farkına ve getirdiği faydaların bilincine çabuk varan bir segment olmuştur.
    Konvansiyonel yöntemle kıyaslandığında, belki maliyet açısından büyük kazançlar getirmemektedir ancak, klasik flekso baskı problemlerini aşmada, çok büyük kolaylıklar getirdiği açık ve seçik görülmüştür.

    Pazara sunduğunuz CtP çözümleri hakkındaki detaylı bilgileri ve üstünlüklerini sıralar mısınız?
    Mat Grup olarak pazara Kodak marka termal CtP sistemlerini sunduk. Sistemimizi iki ana başlık altında açıklamakta yarar görmekteyiz. Şöyle ki: iş akışı (workflow yani rip ve diğer programlar) ve donanım (CtP, dijital prova, vd. ekipmanlar).
    İş akışı - Workflow: Prinergy workflow sistemi tamamen PDF bazlı Adobe rip yazılımı üzerine kurulmuş bir sistemdir. PDF doküman formatının avantajları nedeniyle sektörde kullanım oranı % 90�ları bulmuştur.
    Bunun yanında Preps forma montaj programı, Pandora kutu montaj programı, UpFront üretim planlama programı, Profile Wizard color management programı ve Spotless (Pantone renkleri proses renklerle oluşturma) ile Kodak bütün bir baskı sektörünün ihtiyaçlarına tam olarak cevap verebilmektedir.
    Dünyada özellikle ambalaj baskısında gelişen bir eğilim, spot / Pantone renkleri CMYK+Oranj, yeşil, refleks mavi renklerle tek geçişte basma eğilimidir. Kodak bu amaca yönelik olarak Spotless hizmetini sunmaktadır. Sistem Kodak CtP+Prinergy workflow+Staccato FM tramlama+Spotless yazılımları ve servisi üzerine kurulmuştur. Dünyada 200�ün üstünde matbaa, bu sistemi başarı ile kullanmaktadır.
    Donanım: Kodak gravür baskı haricinde bütün baskı sistemleri için CtP üretmektedir. Trendsetter 400 / 800 ve Magnus 400 / 800 serisi CtP�ler tamamen ofset baskı sistemlerine hizmet vermek için üretilmişlerdir. Magnus modelleri daha çok otomasyona ve yüksek kapasiteli üretime yönelik olarak tasarlanmıştır. Saatte 43 adet 70×100 cm kalıp üretme kapasitesine sahiptir.
    VLF (very large format=çok geniş ebat) segmentinde de Trendsetter ve Magnus modelleri mevcuttur. Kodak’ta dünyada üretilen bütün ofset baskı makinelerinin kalıplarını pozlayacak CtP sistemleri üretilegelmektedir.
    Esnek ambalaj baskı sektörüne (flekso, etiket vb) yönelik olarak, Thermoflex CtP sistemleri üretilmektedir. Themoflex Narrow, Thermoflex Mid, Thermoflex Wide modelleri Flekso için üretilen bütün kalınlık ve ebattaki klişeleri pozlama yeteneğine sahiptirler. Baskıda ortaya çıkacak problemleri aşmak için ayrıca MaxTone, HyperFlex, DigiCap, Raster Scaling ve DotShop gibi fleksoya yönelik tramlama teknolojileri geliştirilmiştir.

    KODAK CTP SİSTEMLERİNİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ
    -SquareSpot lazer pozama kafası: Bu teknolojide, kalıp üzerine düşen lazer demetinin kesiti yuvarlak değil kare şeklindedir. 2.5 mikron büyüklüğündeki lazer demeti ile tram noktaları oluşturulur. Böylece enerji dağılımı da yuvarlak (gaussian) olmadığından mükemmel netlikte tramlar üretilmektedir.
    -Dynamic Autofocus: CtP pozlama sırasında bir netlik kaybı tespit ederse (kalıp arkasına yapışmış bant parçası veya kağıt parçası), o bölgede hareketli optik sistemi sayesinde noktayı istenen netlikte pozlama özelliğine ve ayrıcalığına sahiptir.
    -Temparature Compensation: CtP sistemindeki, gün içinde üretim sırasında oluşabilecek sıcaklık farklılıklarını algılar ve imajı bu farklılığa göre ayarlayarak pozlar.

    Sizce CtP konusundaki termal - violet - konvansiyonel karşılaştırmasında öne çıkan teknoloji hangisidir? Hangi yönleri ile hangi teknolojiyi daha başarılı buluyorsunuz?
    Bu karşılaştırmayı 4 - 5 yıl önce de yapıyorduk ve termalin üstünlüğünü anlatıyorduk. Ancak bu üstünlüğü bizzat pazarın tecrübe etmesi gerekiyordu. Bu gün geldiğimiz noktada termal teknoloji üstünlüğünü, açık ve seçik kanıtlamış durumdadır. Bunun en büyük nedeni termal teknolojinin sunduğu kalitedeki sürdürülebilirlik yani istikrardır. Termal kalıbın pozlanması ve proses edilmesi sırasında sistem ortamdaki değişikliklere (sıcaklık, nem vs) çok duyarlı değildir. CtP üzerinde bir kalıp için yapılan kalibrasyon aylarca kullanılabilmektedir. Ayrıca dış tambur ilkesi ile pozlama yapan CtP sistemlerinde optik hassasiyet büyük avantajlar sunmaktadır. Dynamic autofocus gibi görüntü kalitesini doğrudan etkileyen özellikleri kullanma avantajları termal teknolojiyi daha da cazip kılmıştır. Dolayısıyla, sektör kanımızca gerekli bilince ve bilgiye haizdir.

    REKABET “DEVRİMSEL YENİLİKLERİ” ORTAYA ÇIKARTIR
    Ofset baskıda baskıya giriş, maliyetlerin bir başka deyişle firenin düşürülmesi, daha fazla otomasyon gibi konularda gelişmeler sürüyor. Buradan hareketle CtP teknolojisinde sizce ne gibi gelişmeler olabilir? Devrimsel bir yenilik söz konusu olabilir mi?
    Bu sektördeki teknolojik gelişmelerde olağanüstü bir gelişme olmazsa, CtP sistemlerinin daha hızlı pozlama yapması, kalıp hassasiyetinin daha yüksek olması, banyosuz ve işlemsiz kalıpların maliyetinin daha da düşmesi beklenmektedir. Bunlar beklenen gelişmelerdir. Ancak rekabetin yoğunlaşması her zaman “devrimsel yenilikleri” ortaya çıkartır ve rekabet çıtasını daima daha yukarı taşır. Hep beraber bekleyeceğiz ve göreceğiz.

    CtP’nin ofset baskı makinesinin bir ataşmanı gibi değerlendirildiğini duyuyoruz. Yani aynı tedarikçiden CtP tedarik etmenin doğru olacağı, bunun CtP’nin daha verimli kullanacağını sağlayacağı gibi görüşler� Bu konuda görüşünüzü öğrenebilir miyiz?
    Her baskı makinesi üreticisi firma, aynı zamanda CtP de üretmemektedir. Kanımızca CtP veya baskı öncesini ayrıca değerlendirmek, incelemek ve yorumlamak gerekmektedir. Baskı öncesi yatırımı yapacak firmaların bu konuda uzman tedarikçi ile çalışması çok büyük bir önem taşımaktadır. Baskı makinesi üretiminde uzman olan bir firmanın, CtP üretiminde de aynı uzmanlığı yakalayabilmesi mümkün olamayabilir. Aynı baskı makinesi üreticisinden CtP’yi de almak belki maliyet ve toplu alım açısından bazı avantajlar sağlayabilir. Ancak CtP’nin vereceği katma değeri yakalama konusunda beklenen ve yakalanması gereken üst avantajları da, beraberinde getirmeyebilir. CtP - baskı makinesi entegrasyonu konusunda ise, bütün CtP üreticileri gerekli çözümlere ulaşmışlardır. Böyle bir entegrasyonda herhangi bir problemin çıkması pek söz konusu olmamaktadır.

    CtP İLE FASON HİZMET VERMEK
    Kim CtP almalı sorusu artık cevabını bulmuş mudur? CtP ile fason hizmet vermek konusunda ne düşünüyorsunuz?
    Yukarıda da bu konuya değinmeye gayret etmiştik. Baskı öncesi hazırlık hizmetini dışarıdan alan bütün matbaalar (4 renkli baskı makinesi olan ve günde 40 adet kalıp çeken) CtP yatırımını yapmalıdır. Ancak CtP yatırımı yapmak için gerekli nedenlerin ayrıntılarına burada daha çok değinebiliriz. Şöyle ki:
    -Kalıp maliyetini azaltmak,
    -İşin baskıya hazırlanması sürecini kısaltmak ve böylece günde 10 iş yerine 15 iş basmak veya iki vardiyada basılacak iş miktarını bir vardiyada basmak,
    -Kalite çıtasını yükseltmek, böylece farklılık yaratmak,
    -Müşterilerin “bu matbaanın CtP’si var” prestijini ve vizyonunu sağlamak.
    Yukarıda sayılan nedenlerin önceliği matbaalara göre değişir. Ama kanımızca hepsi de geçerli nedenlerdir.
    CtP ile fason hizmet vermek film çıkış hizmeti vermekten daha zordur. Matbaaya kalıp verdiğiniz zaman onun baskı kısmına da dahil oluyorsunuz. Dolayısıyla baskıda ortaya çıkacak bütün problemlere de bir nevi ortak durumunda kalıyorsunuz. Bu ve benzeri anlamda oluşabilecek baskı problemlerini aşmaya yetecek birikiminiz, tecrübeniz ve bilginiz varsa, bu hizmeti yerine getirip, para da kazanmak mümkün olabilmektedir. Tersi durumda ise para ve prestij kaybedilmektedir.

    CtP PAZARI ORTA ÖLÇEKLİ MATBAALARA DOĞRU UZANMAKTADIR
    Sizce CtP ile kalıp üretme maliyetleri ile konvansiyonel kalıp pozlama yöntemi arasındaki fark azalıyor mu? CtP almak için aylık kalıp tüketimi için belli sayılar var. Bu sayılarda bir gerileme söz konusu mu? CtP pazarı orta ölçekli matbaalara doğru yöneliyor mu?
    Şu anda CtP-konvansiyonel kalıp üretimleri arasındaki fark, eğer ozasol kalıp artı film, eksi CtP kalıp maliyetleri bazında ele alınıyorsa, her hangi bir şekilde azalmış gözükmemektedir. Ama maliyete işçilik, kalite, üretim hızı, fire azalması vb kalemler de katılırsa, evet fark CtP lehine ciddi bir şekilde azalmıştır. Bu azalma özellikle film çıkış hizmetini dışarıdan alan matbaalar için çarpıcı bir orana ulaşmaktadır.
    CtP pazarı gittikçe ve hızla, orta ölçekli matbaalara doğru uzanmaktadır. Bu durum, global anlamda da aynen yaşanmıştır, şimdi de ülkemizde yaşanmaya başlanmıştır.
    Yukarıda sayılan avantajlardan dolayı orta ölçekli matbaalar bu yatırımlara sıcak bakmaktadırlar. Rekabet daha da yoğunlaştıkça, bütün yaratıcı çalışma, baskı öncesi, baskı, baskı sonrası hizmetlerin kendi bünyelerinde çözümlenmesi isteği ve uygulamaları, yatırımları da artmaktadır.

    2. El CtP tedariki hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
    Biz Mat Grup Şirketleri olarak 2. el makine (CtP dahil) alım ve satımı yapmamaktayız. Ama gerçekçi olmak gerekirse, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, belirli kitleler, ikinci el makine (CtP dahil ama farklılığı vardır) ticareti yapmaktadırlar.
    Ancak burada önemli bir nokta gözden kaçırılmamalıdır; herhangi bir ikinci el ofset baskı makinesi almak ile ikinci el CtP almak, farklı kıstasları ve kuralları, araştırmaları ve değerlendirmeleri gerektirir. 2. el baskı makinelerinin kuruluşu veya servisi için ülke içinde teknik eleman bulmak pek sorun yaratmayacaktır. Bu durum bütün bilinen marka ve modeller için geçerlidir. Ancak CtP sistemleri için aynı şeyler söylenememektedir. Her marka ve model ikinci el CtP’nin servisi bulunmayabilmekte, resmî mümessiller de ikinci el CtP�lere hizmet veremeyebilmektedirler.
    Yurt dışından ikinci el CtP alınacaksa, o marka ve modelin Türkiye’deki temsilcisinin durumu, 2. el CtP�lere teknik servis, destek ve lojistik hizmet verip, vermedikleri mutlaka ve önceden incelenmeli ve açıklığa kavuşturulmalı, garanti altına alınmalıdır.

    SON DERECE DİNAMİK VE BİLİNÇLİ BİR REEL SEKTÖR
    Eklemek istedikleriniz var mı?
    Türkiye son derece dinamik ve bilinçli bir reel sektöre sahiptir. Bu büyük sektör içinde Matbaa Sektörü önemli bir yer tutmaktadır. Gittikçe ve süratle gelişmekte, bilinçlenmekte ve dışa dönük çalışmaya, dış pazarlara yönelmektedir. Bunun en büyük sebeplerinden biri, sektör mensuplarının, dünya yeniliklerini, fuarları, sergileri, open house ve bilgilendirme toplantılarını, yazışmalarını, dergileri yakından takip etmeleridir. Yeni nesil yönetici gençler gayet iyi yetişmişlerdir ve artık her türlü teknolojik yeniliği ve global rekabetleri yakından takip edebilmektedir. Bilişim, yabancı dil ve sosyo-kültürel birikimleri gayet iyi seviyelere çıkmıştır. Bu durum genel seviyeyi de yükseltmekte, özellikle dış ticaret kalitesini de iyiye doğru hızla götürmektedir. Yatırımlarını yapmakta, dış satımın önemini algılamakta, rantabilite ve fizibilite çalışmalarını gerektiği gibi ve usulüne uygun olarak yapabilmektedirler. Verileri ve sonuçlarını doğru ve bilimsel olarak değerlendirebilmekte, yorumlamakta ve aksaklıkları tespit edip, tedbirlerini alabilmektedirler. Bu güzel bir gelişmedir.
    Bu genel seviye yükselmesi, dileriz sürdürülebilir olarak ve büyüyen dalgalar halinde, işletmelerimizi, sektörümüzü ve ülkemizi güzele, iyiye ve mükemmele götürür.

    Kaynak: Matbaa Teknik

    Türkiye CtP Pazarı

    Posted on Mart 20, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    M. AKİF TATLISU - CtP Türkiye pazarının en hızlı gelişen teknolojisi. CtP�e ilişkin geçtiğimiz yıllardaki tüm sorular cevaplarını bulmuş görünüyor. Artık kullansak mı diye sormak yerine bir gereklilik olarak algılanan bu teknoloji şaşırtan bir hızla yayılıyor.

    OTOMASYON HIZLANIYOR, KALİTE ARTIYOR
    Türk yatırımcılar temsilciler vasıtasıyla gelişmeleri yakından takip ediyor. Yakın bir zaman kadar baskı öncesi olarak adlandırdığımız tarama, film çıkış, montaj, kalıp çekimi gibi bir çok aşamaları içeren bir meslek gurubu vardı. Çok sayıda renk ayırım şirketi bu hizmetleri veriyordu. Halen de veriyor ancak baskı öncesinde bu tanımlamalar son buluyor. Matbaalar müşteriden gelen dijital dataları direkt olarak kalıba pozlayarak bu departmanları ortadan kaldırdı. Artık CtP�ye bilgisayarınızdan çıkış aldığınız printer gözüyle bakılıyor. Üstelik JDF ve CIP4 ile desteklenen baskı öncesi süreci tasarımdan mücellithaneye uzanan bir otomasyonu getiriyor. Artık bir çok büyük matbaa, baskıya geçişi bu yolla hızlandırdı. Tabii olarak en yüksek kalitede baskı yapma kabiliyetini de geliştirdi.

    VIOLET, THERMAL, KİMYASALSIZ VE KONVANSİYONEL
    Türkiye pazarının hakim CtP teknolojisi violet olarak görülüyor. Bunda 2004 drupa�sı sonrasında hızla gelişen Fuji satışlarının rolü büyük. Pazarda Fuji hakimiyeti mevcut. Heidelberg, ECRM, Kodak, Screen ve Agfa. CtCP çözümü ile Punch Graphix bünyesine geçtikten sonra çıkış yakalayan Basysprint ise son dönemdeki satışları ile ilgi çekmeyi başardı. Kimyasalsız kalıp çözümleri ile dikkat çeken Presstek ise bir başka önemli tedarikçi. Presstek�in geçtiğimiz Ipex�ten bu yana bir sene bile olmadan 8 adet sattığını söylersek ne kadar hızlı ilerlediğini görmek daha da kolaylaşır.

    BÜTÜN SORULARIN CEVAPLARINI BULABİLİRSİNİZ
    Bu ayki özel dosya konusu olarak CtP�yi seçince Türkiye�deki önemli tedarikçilerin tamamına teknoloji ve pazara ilişkin sorduğumuz sorulardan oluşan bir röportajlar bütünü oluştu. Tüm saygın tedarikçilerimize aynı soruları sorarak yatırımcıların kafalarındaki soruları yansıtmak istedik. Tabii ki tüm tedarikçiler kendi makinelerinin üstün yönlerini göz önünde bulundurarak ve son derece kibarca bu sorulara cevap verdiler. Böylelikle CtP ile ilgili olarak konuşulan tüm argümanları bir araya toplamayı başardık sanıyorum. Bu röportajların önümüzdeki muhtemel CtP yatırımlarına yön göstereceğini sanıyorum. Tabii tedarikçilerimiz açık yüreklilikle tüm sorulara gayet net cevaplar verdiğinden biz sessiz kalmayı tercih edip en iyi değerlendirmeleri en ehil kalemlere bırakıyoruz. O yüzden sizleri etkileyecek bir yorumda bulunmak yerine sizi devam eden sayfalardaki yazılara geçmeye davet ediyoruz.

    Kaynak: Matbaa Teknik

    InDesign ve QuarkXpress Karşı Karşıya

    Posted on Mart 20, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    Masaüstü yayıncılıkta sayfa mizanpajına imzasını atmış iki dev programın benzer özellikleri, farkları, avantajları ve dezavantajları…
    Mac OS X ile birlikte masaüstü yayıncılıkta yeni ufuklara yelken açma vakti geldi. Emektar QuarkXPress’in, hafife alınmayacak rakibi InDesign. Çoğu zaman rakipler rakip oldukları ürünlerin veya firmaların kendilerini geliştirmesinde büyük rol oynar. Örneğin Quark bugüne kadar yeniliklere ayak uydurmadığı için karşısına çıkan rakibi InDesign’ın piyasaya sürülmesiyle harekete geçti ve OuarkXPress programına biz kullanıcılara kolaylık sağlayacak birçok yenilik ekledi.

    Kaynak: MacLine

    Uluslararası Matbaa Teknolojileri Sempozyumu

    Posted on Mart 20, 2007 | Filed Under Matbaa Haberleri

    1.Uluslararası Matbaa Teknolojileri Sempozyumu
    29-30 Eylül 2003 tarihinde Ankara’da Gazi Ünversitesi / Teknik Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenecektir
    Sempozyumun Amacı Matbaacılık alanındaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler hakkında güncel araştırmalar ve uygulamalar ışığında forum oluşturmak. Sektör sorunlarını tartışmak ve çözüm önerileri sunmak

    SEMPOZYUMUN AMACI
    Matbaacılık alanındaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler hakkında güncel araştırmalar ve uygulamalar ışığında forum oluşturmak. Sektör sorunlarını tartışmak ve çözüm önerileri sunmak.

    KONULAR
    Online Baskı Sistemleri, Masaüstü Yayıncılık, Reprodüksiyon Teknikleri, Baskı Teknikleri, Kağıt - Karton, Matbaa Makineleri, Mürekkep ve Laklar, Baskı Sonrası İşlemler, Baskı Problemleri ve Çözüm Önerileri, Matbaacılık Kimyasalları, Matbaa İşletmeciliği, Matbaacılık Maliyet Sistemleri, Kontrol Sistemleri, Matbaacılık Eğitimi

    LİSAN
    Türkçe veya İngilizce
    YERAnkara Ticaret Odası Meclis Salonu - Söğütözü / ANKARA