<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Matbaa Ofset Baskı &#187; Matbaa Tarihi</title>
	<atom:link href="http://www.matbaacilar.org/category/kategoriler/matbaa-tarihi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.matbaacilar.org</link>
	<description>Türkiye&#039;deki bütün matbaa ofset ve baskı bilgilerini bulacağınız web sitesi.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 08:21:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
<image>
<link>http://www.matbaacilar.org</link>
<url>http://www.matbaacilar.org/wp-content/mbp-favicon/favicon(3).ico</url>
<title>Matbaa Ofset Baskı</title>
</image>
		<item>
		<title>Matbaa&#8217;nın Tarihi</title>
		<link>http://www.matbaacilar.org/kategoriler/matbaa-tarihi/matbaanin-tarihi.html</link>
		<comments>http://www.matbaacilar.org/kategoriler/matbaa-tarihi/matbaanin-tarihi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2007 13:05:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Matbaacılık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Matbaa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Baskı]]></category>
		<category><![CDATA[Matbaa]]></category>
		<category><![CDATA[Matbaanın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ofset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.matbaacilar.org/matbaa-tarihi/matbaanin-tarihi.html</guid>
		<description><![CDATA[Matbaanın Doğuşu Matbaa ilk kez ağaç oyma tekniği kullanarak (M.S. 593) Çin&#8217;de kurulmuş. İlk gazete de (M.S. 700) Çin&#8217;in Başkenti Pekin&#8217;de çıkmıştır. 8. y.y&#8217;dada Japonyada baskı yapıldığı, Kutsal Budizm metinleri alfabesiyle basıldığı bilinmektedir. Tarihte bilinen en eski ve ilk basılan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://matbaacilar.org"><img src="http://img187.imageshack.us/img187/1041/matbaatarihiclipimage00wr6.jpg" border="0" alt="Matbaa Tarihi" /></a><br />
<strong>Matbaanın Doğuşu</strong><br />
	<a href="http://www.matbaacilar.org">Matbaa</a> ilk kez ağaç oyma tekniği kullanarak (M.S. 593) Çin&#8217;de kurulmuş. İlk gazete de (M.S. 700) Çin&#8217;in Başkenti Pekin&#8217;de çıkmıştır. 8. y.y&#8217;dada Japonyada baskı yapıldığı, Kutsal Budizm metinleri alfabesiyle basıldığı bilinmektedir. Tarihte bilinen en eski ve ilk basılan kitap olan Tianemmen Çin&#8217;de basılmıştır. İlk kez tek tek harfler dökerek baskı yapmayı da 1040 yıllarında Pi Sheng adında bir Çinlinin porselenden  harfler kullanarak denediği söylenmişti. Osmanlı&#8217;da ilk kitap olarak Kitab-ı Lügat-ı Vankulu (Vankulu Sözlüğü)’nü Osmanlı&#8217;ya matbaayı getiren İbrahim Müteferrika basmıştır.</p>
<p>	Baskı makinesi olarak bilinen “<a href="http://www.matbaacilar.org">matbaa</a>” Arapça asıllı bir kelimedir. <a href="http://www.matbaacilar.org">Basımevi</a>, basım yeri, baskı aleti gibi anlamlarda kullanılmaktadır. Allah’ü Teala insan olan Hz Adem’e peygamberlik vermesinden sonra emir ve yasaklarını bildirmek için kitap gönderdi. sonraları insanları pek çok ilimle şereflendirdi ve bununla ilgili pek çok kitap okunup yazıldı. Bu kitaplar ilk zamanlarda elle yazıldıysa da zamanla daha çok kimsenin faydalanabilmesi için çoğaltma yolları araştırıldı. İşte bu aşamada matbaa kavramı ortaya çıkıyor.</p>
<p><span id="more-3"></span></p>
<p>Gutenberg matbaayı icat eden adam olarak bilinir. Halbuki matbaayı ilk kullananlar Çinlilerdir hatta araştırmalara göre; Çinlilerden sonra doğu Türkistan’da kullanılmış daha sonra islamiyeti yaymak gayretiyle Semerkand ve diğer Orta Asya şehirlerine giden Müslüman Arap tüccarlar kağıt ve baskı tekniğini görerek memleketlerinde uygulamaya başlamışlardır. Kuzey Afrika’dan İspanyaya geçen ve devlet kuran Endülüs Emevileri de matbaa ve baskı tekniğini de kullanmışlardır.İşte; Ticaret ve ilim öğrenmek için Endülüs’e giden Avrupalılar da matbaayı bu sayede tanıyor.</p>
<p>	Matbaayı keşfeden olarak bilinen <a href="http://www.matbaacilar.org">Gutenberg</a> ise bu bilinen baskı tekniğini geliştirmiş ve yeni bir sistem getirmiştir. Gutenberg hakkında çok fazla bilgi yok. Mainz de doğdu, mesleği ise kuyumculuk, mücevher-tıraşlıktır. Strazburg’a gidiyor ve bir basımevine ortak oluyor. Ayrıca ayna fabrikasında çalıştığı bazı kaynaklarda yer alır. Bu dönemdeki kitaplar her sayfa için ayrı ayrı elle oyularak yapılan tahta bloklar kullanılarak basılırdı ve ağaç kalıplara oyulan bu sayfalar işi bitince atılır ve yeni sayfa için tekrar aynı işlemlerin yapılması gerekirdi bu da basım işlerinin çok yavaş ve aşırı emek isteyen bir uğraş haline getiriyordu. İhtiyaçların gerekleridir buluşlar, gelişmeler.Bunun bir sonucu olarak Gutenberg de ilk defa olarak alfabenin her harfi için ayrı metal kalıplar hazırlamanın yollarını araştırmaya başlıyor. Bunun için düşük ısılarda eriyebilen alaşım bulmak gerekiyordu ki harf kalıplarına kolayca dökülebilsin ve mürekkep de o şekilde olmalıydı ki metalden kalıba kolayca basılabilsin. Gutenberg’in aklına üzüm ezmekle kullanılan presi matbaacılıkta uygulama fikri geliyor. Fakat bunları gerçekleştirecek sermayeye sahip değildir. kuyumcu ve avukat olan Johann Fust’la tanışıyor ve bu sorunu halletmede onu ikna ediyor ama herşey yolunda gitmiyor ve ilk kitapları basar basmaz araları açılıyor, fust mahkeme açarak davayı kazanıyor. Gutenberg’in elindeki tüm aletleri alıp damadıyla matbaayı işletmeye devam ediyor.<br />
<strong><br />
	Mustafa Armağan Zaman Gazetesindeki 28/05/2002 tarihli yazısında şu soruyu soruyor;<br />
	”Gerçekten Matbaa&#8217;yı İlk Kuran Kimdir?“Gutenberg mi; yoksa Fust mu?</strong><br />
	Devamında ise cevap verici nitelikte şunları yazmış<br />
“Fust diyenler, -sermayedarın bu işe aklı yatmasaydı Gutenberg büyük buluşunu nasıl gerçekleştirebilirdi? Sorusunu soruyorlar haklı olarak. Gutenberg cephesi ise Fust ‘u paragöz olmakla suçluyor ve adını Goethe’nin eserinin kötü kahramanı olan Faust’a çevirerek söylüyorlar. İşin aslına bakılırsa sonraki matbaacılık serüvenlerine bakıldığında Fust’un daha başarılı olduğu ortada. Damadıyla birlikte bastığı “mezmurlar” (1457), basımcının ve yayımcının, basım tarihi ve yerinin yazılı olduğu ilk kitap olarak sunulmuştur piyasaya. Üstelik Gutenberg, Fust un sağladığı imkanlarla bastığı Latince İncil’den sonra bir daha doğru dürüst kitap çıkartamamış, İstanbul’un fethinin ardından bastığı ve Avrupa’yı Osmanlı tehlikesine karşı uyaran “Türk takvimi” (1454), bazı Endülijans mektupları (hani şu Hristiyanlar’a cennette tapu satan belgeler) ve bazı dil bilgisi kitapları dışında pek fazla bir varlık gösterememiş zaten hayatının son yıllarında görme melekesini kaybedip sefalete düşmüş ve son yıllarında bir baş piskoposun himmetiyle karnını doyurabilmiştir.”<br />
	Matbaanın bize aşina diğer ismi de İbrahim Müteferrika… bilindiği gibi kendisi Osmanlı devletinde ilk matbaayı kuran kişidir. Kısaca kendisinden bahsetmek gerekirse; Macar asıllıdır. Protestanlık üzerine eğitim görmek isterken Osmanlılara esir düşüyor ve daha sonra İslamiyet’i tanıyıp kabul ediyor.<br />
Müteferrika; haberleşme konusunda devlete hizmet etmiştir. Öğrencilik yıllarında öğrendiği basımcılığı Osmanlı devletinde başlatmak amacıyla girişimlerde bulunuyor.O sırada yeniliklere açık olan sadrazam damat İbrahim paşa ile araları iyi olduğu için basımevi kurulmasına izin veriliyor hatta şeyhülislamdan fetvası bile alınıyor fakat bastığı kitaplarla beklediği ilgiyi göremiyor ve ölümüyle birlikte basımevi kapatılıyor. Matbaa geliştirilmiş ve Osmanlıda da kullanılmaya başlanmıştır ama bu büyük gecikmenin nedenleri de merak edilmektedir. Düşünün biz matbaayla Avrupa’dan 270 yıl sonra tanıştık. Genelde bunun sebepleri arasında hattatların karşı koyması söylenir. Sebebi ise hattatlıktan ekmek yedikleri, geçimlerini hattatlıktan sağlamalarıdır … Bu yüzden mesleklerinin yok olmasından korkuyorlardı. Birde devletin ve din adamlarının da engellemiş olmaları da söylentisi var. Mustafa Armağan yine Zaman Gazetesindeki aynı yazısında bu gecikmenin nedenlerini ne din ne de devlet adamları tarafından engellenmediğini; bunun çok daha karmaşık ve mündemiç sebeplere bağlı olduğunu belirtiyor.Bugün Türkiye’deki okuma yazma oranındaki düşüklüğün bunun en açıklayıcı göstergesi olduğuna dikkat çekiyor.Bununla ilgili bir başka yazısında ise Armağan şunları ifade etmiş:<br />
“Matbaa&#8217;nın ülkemize geç gelmesine din adamlarının veya sayıları 90 bini bulan hattatların sebep olduğu tekrarlanır durulur. Oysa o yıllarda nüfusunun 650 bin olduğunu bildiğimiz İstanbul’da yalnız hattatlıkla geçinen 90 bin kişinin (aileleriyle birlikte düşünürsek 450 bin kişinin) varlığı imkânsız. İstanbul’da sadece hattatlar mı yaşıyordu? Matbaanın geç gelmiş olmasının sebebi, bizim toplumun okumaya karşı merakının olmayışıdır. Nitekim ilk matbaamızın kurucusu İbrahim Müteferrika, sadece 17 kitap basabilmiş ve bu kitaplardan çoğunu satamamış, sonunda iflas noktasına gelmiş ve ölmeden üç yıl önce matbaayı kapatmak zorunda kalmıştı. Öldükten sonra da terekesinden basıp da satamadığı yüzlerce cilt kitap çıkmış olması bunu gösteriyor. Zannediyoruz ki, halk matbaa açıldığında kitap almak için kuyruğa girmişti. Müteferrika bütün parasını kitaplara yatırmış ama iflas etmişti. Çoğumuz bilmez, tam 42 yıl 1742 ile 1784 yılları arasında matbaasız kalmıştık. Yani matbaa geldi, şakır şakır kitaplar basıldı, insanlar kitapları kapıştı, ilim irfan gelişti, kalkındık diye bir şey yok&#8230;”<br />
Matbaa bulunduğu yüzyılda bugünkü bir internetin bulunuşu kadar önem arzetmekte…öyleki;<br />
‘Üç kişi sadece üç ay süreyle çalışarak bir kitabı üçyüz adet basmayı başardı.Eğer kalemle yada kaz tüyü kullanarak yazmış olsalardı, bu başarıyı sağlamaya bu üç kişinin toplam ömürleri yetmezdi’<br />
Matbaanın gelişi ile hattatlık ise bir sanat olarak yerini almıştır.</p>
<p><strong><a href="http://www.matbaacilar.org">Johannes Gutenberg kimdir?</a> (1398 – 3 Şubat  1468)</strong><br />
Gutenberg: A&#038;E Network tarafından milenyum insanları listesinde ilk sırada yerini almıştır. Asıl mesleği kuyumcu olan 1398 yılında doğan büyük mucit Johannes Gutenberg iletişim tarihinin en önemli gelişimi sayılan tipo baskı yöntemini 1438 yılında Avrupa&#8217;ya getirerek uygulamalarını yaygınlaştırmıştır. Önceleri tahtadan sonraları ise kurşun bir alaşımdan yapılan dökme harfler baskıdan sonra başka baskıda kullanılmak için saklandığı yöntemdi. Ancak Çin ve Kore&#8217;de bu teknik yüzyıllardır kullanılmaktaydı.</p>
<p>Almanya&#8217;nın Mainz kentinde zengin bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Gutenberg ailesiyle birlikte Strassburg&#8217;a taşındı. Daha sonra burada zanaatkârlık yaptı; ayna yapımı, kuyumculuk, metaller ve değerli taşlar üzerinde çalıştı, baskı teknikleriyle de ilgilenmeye başladı. Bu dönemde kitaplar doğrudan elle yazılır ya da her sayfa için ayrı ayrı elle oyularak hazırlanan tahta bloklar kullanılarak basılırdı. Gutenberg her kitap için ayrı ayrı kalıplar hazırladı. Bu kalıplara sıcak metal sıvı dolduruluyor ve harflerin metal örnekleri çıkarılıyordu. Baskıcı metal harfleri istediği gibi dizebiliyor, baskı sonra saklayarak yeniden kullanabiliyordu. Aynı dönemde ortaklarıyla aralarında çıkan bir anlaşmazlık yüzünden açılan bir davada Gutenberg&#8217;in tipo baskı yapabilen bir baskı makinesi yarattığı duyuldu. Ne yazık ki, o dönemden tipo baskı örneği günümüze ulaşmamıştır.</p>
<p>Yaptığı çalışmalar ve baskı deneyleri için maddi desteğe ihtiyacı olan Gutenberg 1450&#8242;de, Mainzli bir zengin olan Jochann Faust&#8217;la ortaklık kurdu. 1455&#8242;te bastıkları ilk kitap Latince bir kutsal kitaptı. Gutenberg Kutsal Kitabı denen bu yapıt Kırk İki Satırlı Kutsal Kitap ya da Mazarin Kutsal Kitabı olarak da bilinir.</p>
<p>1457&#8242;de Johannes Gutenberg, Faust&#8217;a olan borcunu ödeyemediği için ortaklıkları bozuldu. Faust, Gutenberg&#8217;in bütün araç ve gereçlerine el koydu. Daha sonra Konrad Humery adlı bir Alman memurun sağladığı para yardımıyla yeni bir baskı makinesi kuran Gutenberg bir dil bilgisi kitabı, bir sözlük ve başka bazı kitaplar bastı. Başarıyla yürüttüğü bu çalışmaları sırasında büyük zorluklara katlandı ve hiçbir zaman çok fazla para kazanamadı. Mainz Başpiskoposu olan Nassau kontu, son yıllarda gözleri giderek bozulan ve yoksulluğa düşen Gutenberg&#8217;i sarayına aldı ve geçimini üstlendi.</p>
<p><a href="http://www.matbaacilar.org">Johannes Gutenberg</a>&#8216;in buluşu hızla yayıldı ve 15. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa&#8217;da, 1000&#8242;den fazla baskı makinesi vardı. Bu baskı yöntemiyle daha çok seri kitabın basılabilmesi ile kitap fiyatlarının düşmesini sağlandı. Böylece insanlar daha çok kitap okumaya başladı. Kitabın ve kitap okumanın yaygınlaşması, özgür düşüncenin doğmasına, bilimsel çalışmaların gelişmesine ve bilginin daha geniş kesimlere ulaşmasına yardımcı oldu. Tüm bu nedenlerden dolayı Gutenberg&#8217;in bulduğu bu baskı yöntemi, özgür düşüncenin yayılmasına ivedilik kazandıran, bilim araştırmalarının gelişmesini sağlayan, reformların yapılmasını hızlandıran önemli olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.<br />
<strong><br />
<a href="http://www.matbaacilar.org">Matbaa Teknikleri</a> ( Baskı Çeşitleri )</p>
<p>Matbaacılıkta kullanılan temel baskı çeşitleri şöyledir:</p>
<p>    * <a href="http://www.matbaacilar.org">Ofset baskı</a><br />
    * <a href="http://www.matbaacilar.org">Web Ofset baskı</a> (gazete, kitap, dergi, katalog, telefon rehberi, broşür gibi)<br />
    * Tipo baskı (günümüzde işlevini yitirmiştir)<br />
    * Tifdruk ve flekso baskı (ambalaj özellikle fotopolimer yüzeylerin baskısı)<br />
    * <a href="http://www.matbaacilar.org">Serigrafi baskı </a>(kâğıt, seramik, tekstil vb. yüzeyler)<br />
    * Anagram baskı<br />
    * Hologram<br />
    * Tampon</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.matbaacilar.org">Ofset Baskı</a></strong><br />
Bu baskı çeşidi Amerikalı W. Rubel tarafından 1904 yılında bulunmuş olup genel olarak kağıt üzerine baskıda kullanılan baskı tekniğidir. Şuan da gazete, kitap, dergi, fatura, broşür, kartvizitler ve karton ambalaj basmak için kullanılır.<br />
Bu sistem taş baskı sistemine benzer fakat kalıp üzerindeki yüksek farklarından yararlanmaz. Kalıpların yüzeyi düzdür. Kalıbın yüzeyinde iş olan ve iş olmayan basılmayacak alanlar mevcuttur. İş olan bölümler emulsion tabakası ile kaplıdır. İş bulunmayan bölümlerde ise emulsion yoktur. İş olan yerler mürekkebi iş olmayan yerler ise suyu tutar burada su ve mürekkep karışmaması gerekir. Böylece iş olan bölümde bulunan mürekkep baskıyı gerçekleştirir ve diğer alanlarda mürekkebi iten su olduğu için o bölgelere baskı uygulanmaz.</p>
<p>Günümüz teknolojisinde artık film çıkış sistemi yavaş yavaş işlevini yitirmiş olup bilgisayardan direk kalıba pozlandırma <strong>(<a href="http://www.matbaacilar.org">CTP</a>)</strong> Tekniği kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.matbaacilar.org/kategoriler/matbaa-tarihi/matbaanin-tarihi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
