CtP Pazarı Orta Ölçekli Matbaalara Yöneliyor
Eklenme Tarihi Mart 20, 2007 | Kategorisi: Matbaa Haberleri
Ülkemizdeki ilk CtP kurulumları ile pazarda öne çıkan Creo yeni yapılanmadan sonra Kodak�ı Türkiye�de temsil eden Mat Grup Yönetim kurulu Üyesi Yalçın Alganer�e pazara bakışlarını sorduk. Matbaa sektörünün, ülkemiz ekonomisinde önemli bir yer tuttuğunun altını çizen Alganer, sektörün gittikçe ve sürdürülebilir bir şekilde büyümekte ve gelişmekte olduğunu anlattı;
DİNAMİK VE GELİŞMEYE İSTEKLİ BİR SEKTÖR
�Bu gelişmeyi özellikle son 6-7 senede, üstelik bir ekonomik kriz ve yedi de ekonomik dalgalanma geçirmemize karşın, daha net olarak görmekteyiz. Matbaa sektörü, diğer sektörlerimize oranla sağlam alt yapısı, sermaye yapısı, beşeri (insan) yatırımı ile dinamik, gelişmeye istekli ve hazır önemli bir imalat sektörümüzdür. Kamu ve özel kesim kuruluşları ile global gelişme trendine en çabuk uyum göstermiş ve önemli sayılabilecek bir hızla ve sağlam temellere dayalı olarak büyüyen bir imalat kesimini oluşturmaktadır. Sektör, dış ticarete dönük olarak da çalışmalarını geliştirmektedir.
Ülkemizde politik ve ekonomik istikrar sürdürülebilir olarak yürütülebilirse, içeriden ve dışarıdan gelebilecek olumsuzluklara karşı tedbirlerimizi alabilecek ve ekonomik büyümemizi ve kalkınmamızı sürdürebileceğiz.�
2007�İ KAZASIZ ATLATIRIZ
2007 senesinde, iki önemli seçim, politik olarak farklı bir dinamizm, gerginlik ve dolayısıyla çalkantılara sebep olabilecektir. Fakat, özellikle ekonomimizi mali disipline uyumlu olarak yürütebilirsek, yaşanması muhtemel olan her türlü iç ve dış olumsuzluklar, kırılganlık oluşturmayacaktır. Toplumumuz ve ekonomimiz, artık bu tür olayları ve olumsuzlukları bertaraf edebilecek ve hatta karşı çıkabilecek sağlamlığa, bilince ve alt yapıya ulaşmıştır kanısındayım. Şimdi dergimizde bu ay özel bir şekilde ele alınan ve incelenen CtP konusundaki soruları, MatSet�ten Mustafa Öcal arkadaşımdan teknik bilgi destekleri alarak ve elimizden geldiğince basite indirgenmiş, açık ve samimi olarak cevaplandırmaya çalışalım:
Türkiye pazarını CtP noktasında değerlendirir misiniz? Mevcut CtP kurulumlarının sayısını yeterli buluyor musunuz? Türkiye’de bu konuda bir açık varsa sizce bu yüzde kaçlık bir dilimi oluşturuyor?
Türkiye�de CtP pazarı kamımızca, henüz olması gereken doygunluğa ulaşamamıştır. Şu anda gazetelerle birlikte 160 civarında CtP sistemi çalışmaktadır. CtP yatırımının cazip ve de verimli (rantabl) olabileceği kuruluşlar dikkate alındığında, bunların henüz ancak yüzde 20 kadarının CtP yatırımı yaptığını görmekteyiz. CtP�nin göreceli olarak daha verimli olarak kullanılabileceği yerler, tüm 4 - 5 renkli baskı makinesi olan ve günde ortalama 40, ayda ise ortalama 1000 kalıp kullanan matbaalar olduğunu söyleyebiliriz.
SEKTÖRÜN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ CTP�YE ADAPTE OLACAK
Kurulumlar dolayısıyla ziyaret ettiğimiz matbaalardan almaya başladığımız tepkiler artık CtP’nin teknoloji açısından printer mesafesine indiğini gösteriyor. Bu durum matbaacılarımızın gelişmiş teknolojiye ne kadar iyi uyum sağladığının bir göstergesidir sanıyorum. Siz bu açıdan Türk matbaacısını değerlendirir misiniz?
Türk matbaacılarının, genel olarak, yeni teknolojiler ile bir katma değer yaratma veya hazır katma değeri gerektiğince randımanlı olarak kullanma konusunda çok girişimci ve hassas olmadıkları ve şayet rekabet bağlamında zorlanmadıkça teknolojik yenilenmeye pek gitmedikleri düşünülmektedir. Acaba durum gerçekten de böyle midir? Benim kişisel görüşüme göre, bu genel kanı doğru değildir. Matbaa sektörü, teknolojik yeniliklere en çabuk adapte olan sektörlerin en başında gelmektedir. Bunu 5 değişik sektörü derinlemesine incelemiş ve araştırmış bir uygulamacı ve iktisatçı olarak bizzat gözlemlemiş bulunmaktayım. Hiç şüphe yok ki, yeni bir teknolojinin en çok katma değer oluşturduğu aşama, sektöre yeni girdiği dönemdir. Örneğin, kendi konunuzda çalışan meslektaşlarınızın matbaalarında CtP sistemleri mevcut ise, sizin ek bir (marjinal) CtP yatırımı yapmanızın herhangi bir artı değeri olamayacaktır. Ama buna karşılık, şayet bu yatırımı yapmamış iseniz, yani CtP sisteminiz henüz yok, fakat diğerlerinin var ise, mutlaka rakiplerinize göre bir değer eksikliğiniz oluşacaktır. Yeni teknolojilere, sektör mensupları genelde ve öncelikle, maliyet düşürebilmek amacıyla yaklaşmaktadırlar. Bu kabul edilebilir bir düşünce gibi gözükse dahi, zamanla, sektörün önemli bir bölümü CtP�ye adapte olacak ve tam bilinçli olarak ve gerektiği randımanla sistemlerini kullanıma başlayacaklardır. Bu konuda, gerekli bilinç ve alt yapı kanımızca artık ülkemizde tam anlamıyla oluşmuştur.
CtP pazarını sınıflandırmak gerekirse hangi etkenlere göre sınıflandırırsınız? Bu sınıflandırmada VLF’in gazetenin ve fleksonun durumunu nasıl ayırt edersiniz? Türkiye’deki CtP pazarını bir de kendi sınıflandırmanız ışığında yapar mısınız?
CtP sistemlerini genel olarak, üretim ve kullanım alanlarına göre sınıflandırmak daha yaygın kullanılan bir yöntemdir. Şöyle ki: Ambalaj baskısı (karton ambalaj, esnek-fleksibıl, flekso- ambalaj) ve görsel iletişim malzemesi (dergi, broşür, katalog baskısı, gazete) baskısı olarak sınıflandırabiliriz.
VLF (Çok Geniş Ebat) pazarında ağırlıklı olarak ambalaj matbaaları ön plana çıkmaktadır. Bu segment, CtP’nin getireceği farklılığın farkındadır ve son derece bilinçli ve isabetli seçimlerle yatırımlarını yapmaktadırlar. Gazete baskısında ise daha çok ulusal çaptaki büyük ölçekli firmalar bu yatırımı gerçekleştirebilmektedirler.
Flekso ambalaj baskı sektörü, CtP teknolojisinin getirdiği kalitenin farkına ve getirdiği faydaların bilincine çabuk varan bir segment olmuştur.
Konvansiyonel yöntemle kıyaslandığında, belki maliyet açısından büyük kazançlar getirmemektedir ancak, klasik flekso baskı problemlerini aşmada, çok büyük kolaylıklar getirdiği açık ve seçik görülmüştür.
Pazara sunduğunuz CtP çözümleri hakkındaki detaylı bilgileri ve üstünlüklerini sıralar mısınız?
Mat Grup olarak pazara Kodak marka termal CtP sistemlerini sunduk. Sistemimizi iki ana başlık altında açıklamakta yarar görmekteyiz. Şöyle ki: iş akışı (workflow yani rip ve diğer programlar) ve donanım (CtP, dijital prova, vd. ekipmanlar).
İş akışı - Workflow: Prinergy workflow sistemi tamamen PDF bazlı Adobe rip yazılımı üzerine kurulmuş bir sistemdir. PDF doküman formatının avantajları nedeniyle sektörde kullanım oranı % 90�ları bulmuştur.
Bunun yanında Preps forma montaj programı, Pandora kutu montaj programı, UpFront üretim planlama programı, Profile Wizard color management programı ve Spotless (Pantone renkleri proses renklerle oluşturma) ile Kodak bütün bir baskı sektörünün ihtiyaçlarına tam olarak cevap verebilmektedir.
Dünyada özellikle ambalaj baskısında gelişen bir eğilim, spot / Pantone renkleri CMYK+Oranj, yeşil, refleks mavi renklerle tek geçişte basma eğilimidir. Kodak bu amaca yönelik olarak Spotless hizmetini sunmaktadır. Sistem Kodak CtP+Prinergy workflow+Staccato FM tramlama+Spotless yazılımları ve servisi üzerine kurulmuştur. Dünyada 200�ün üstünde matbaa, bu sistemi başarı ile kullanmaktadır.
Donanım: Kodak gravür baskı haricinde bütün baskı sistemleri için CtP üretmektedir. Trendsetter 400 / 800 ve Magnus 400 / 800 serisi CtP�ler tamamen ofset baskı sistemlerine hizmet vermek için üretilmişlerdir. Magnus modelleri daha çok otomasyona ve yüksek kapasiteli üretime yönelik olarak tasarlanmıştır. Saatte 43 adet 70×100 cm kalıp üretme kapasitesine sahiptir.
VLF (very large format=çok geniş ebat) segmentinde de Trendsetter ve Magnus modelleri mevcuttur. Kodak’ta dünyada üretilen bütün ofset baskı makinelerinin kalıplarını pozlayacak CtP sistemleri üretilegelmektedir.
Esnek ambalaj baskı sektörüne (flekso, etiket vb) yönelik olarak, Thermoflex CtP sistemleri üretilmektedir. Themoflex Narrow, Thermoflex Mid, Thermoflex Wide modelleri Flekso için üretilen bütün kalınlık ve ebattaki klişeleri pozlama yeteneğine sahiptirler. Baskıda ortaya çıkacak problemleri aşmak için ayrıca MaxTone, HyperFlex, DigiCap, Raster Scaling ve DotShop gibi fleksoya yönelik tramlama teknolojileri geliştirilmiştir.
KODAK CTP SİSTEMLERİNİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ
-SquareSpot lazer pozama kafası: Bu teknolojide, kalıp üzerine düşen lazer demetinin kesiti yuvarlak değil kare şeklindedir. 2.5 mikron büyüklüğündeki lazer demeti ile tram noktaları oluşturulur. Böylece enerji dağılımı da yuvarlak (gaussian) olmadığından mükemmel netlikte tramlar üretilmektedir.
-Dynamic Autofocus: CtP pozlama sırasında bir netlik kaybı tespit ederse (kalıp arkasına yapışmış bant parçası veya kağıt parçası), o bölgede hareketli optik sistemi sayesinde noktayı istenen netlikte pozlama özelliğine ve ayrıcalığına sahiptir.
-Temparature Compensation: CtP sistemindeki, gün içinde üretim sırasında oluşabilecek sıcaklık farklılıklarını algılar ve imajı bu farklılığa göre ayarlayarak pozlar.
Sizce CtP konusundaki termal - violet - konvansiyonel karşılaştırmasında öne çıkan teknoloji hangisidir? Hangi yönleri ile hangi teknolojiyi daha başarılı buluyorsunuz?
Bu karşılaştırmayı 4 - 5 yıl önce de yapıyorduk ve termalin üstünlüğünü anlatıyorduk. Ancak bu üstünlüğü bizzat pazarın tecrübe etmesi gerekiyordu. Bu gün geldiğimiz noktada termal teknoloji üstünlüğünü, açık ve seçik kanıtlamış durumdadır. Bunun en büyük nedeni termal teknolojinin sunduğu kalitedeki sürdürülebilirlik yani istikrardır. Termal kalıbın pozlanması ve proses edilmesi sırasında sistem ortamdaki değişikliklere (sıcaklık, nem vs) çok duyarlı değildir. CtP üzerinde bir kalıp için yapılan kalibrasyon aylarca kullanılabilmektedir. Ayrıca dış tambur ilkesi ile pozlama yapan CtP sistemlerinde optik hassasiyet büyük avantajlar sunmaktadır. Dynamic autofocus gibi görüntü kalitesini doğrudan etkileyen özellikleri kullanma avantajları termal teknolojiyi daha da cazip kılmıştır. Dolayısıyla, sektör kanımızca gerekli bilince ve bilgiye haizdir.
REKABET “DEVRİMSEL YENİLİKLERİ” ORTAYA ÇIKARTIR
Ofset baskıda baskıya giriş, maliyetlerin bir başka deyişle firenin düşürülmesi, daha fazla otomasyon gibi konularda gelişmeler sürüyor. Buradan hareketle CtP teknolojisinde sizce ne gibi gelişmeler olabilir? Devrimsel bir yenilik söz konusu olabilir mi?
Bu sektördeki teknolojik gelişmelerde olağanüstü bir gelişme olmazsa, CtP sistemlerinin daha hızlı pozlama yapması, kalıp hassasiyetinin daha yüksek olması, banyosuz ve işlemsiz kalıpların maliyetinin daha da düşmesi beklenmektedir. Bunlar beklenen gelişmelerdir. Ancak rekabetin yoğunlaşması her zaman “devrimsel yenilikleri” ortaya çıkartır ve rekabet çıtasını daima daha yukarı taşır. Hep beraber bekleyeceğiz ve göreceğiz.
CtP’nin ofset baskı makinesinin bir ataşmanı gibi değerlendirildiğini duyuyoruz. Yani aynı tedarikçiden CtP tedarik etmenin doğru olacağı, bunun CtP’nin daha verimli kullanacağını sağlayacağı gibi görüşler� Bu konuda görüşünüzü öğrenebilir miyiz?
Her baskı makinesi üreticisi firma, aynı zamanda CtP de üretmemektedir. Kanımızca CtP veya baskı öncesini ayrıca değerlendirmek, incelemek ve yorumlamak gerekmektedir. Baskı öncesi yatırımı yapacak firmaların bu konuda uzman tedarikçi ile çalışması çok büyük bir önem taşımaktadır. Baskı makinesi üretiminde uzman olan bir firmanın, CtP üretiminde de aynı uzmanlığı yakalayabilmesi mümkün olamayabilir. Aynı baskı makinesi üreticisinden CtP’yi de almak belki maliyet ve toplu alım açısından bazı avantajlar sağlayabilir. Ancak CtP’nin vereceği katma değeri yakalama konusunda beklenen ve yakalanması gereken üst avantajları da, beraberinde getirmeyebilir. CtP - baskı makinesi entegrasyonu konusunda ise, bütün CtP üreticileri gerekli çözümlere ulaşmışlardır. Böyle bir entegrasyonda herhangi bir problemin çıkması pek söz konusu olmamaktadır.
CtP İLE FASON HİZMET VERMEK
Kim CtP almalı sorusu artık cevabını bulmuş mudur? CtP ile fason hizmet vermek konusunda ne düşünüyorsunuz?
Yukarıda da bu konuya değinmeye gayret etmiştik. Baskı öncesi hazırlık hizmetini dışarıdan alan bütün matbaalar (4 renkli baskı makinesi olan ve günde 40 adet kalıp çeken) CtP yatırımını yapmalıdır. Ancak CtP yatırımı yapmak için gerekli nedenlerin ayrıntılarına burada daha çok değinebiliriz. Şöyle ki:
-Kalıp maliyetini azaltmak,
-İşin baskıya hazırlanması sürecini kısaltmak ve böylece günde 10 iş yerine 15 iş basmak veya iki vardiyada basılacak iş miktarını bir vardiyada basmak,
-Kalite çıtasını yükseltmek, böylece farklılık yaratmak,
-Müşterilerin “bu matbaanın CtP’si var” prestijini ve vizyonunu sağlamak.
Yukarıda sayılan nedenlerin önceliği matbaalara göre değişir. Ama kanımızca hepsi de geçerli nedenlerdir.
CtP ile fason hizmet vermek film çıkış hizmeti vermekten daha zordur. Matbaaya kalıp verdiğiniz zaman onun baskı kısmına da dahil oluyorsunuz. Dolayısıyla baskıda ortaya çıkacak bütün problemlere de bir nevi ortak durumunda kalıyorsunuz. Bu ve benzeri anlamda oluşabilecek baskı problemlerini aşmaya yetecek birikiminiz, tecrübeniz ve bilginiz varsa, bu hizmeti yerine getirip, para da kazanmak mümkün olabilmektedir. Tersi durumda ise para ve prestij kaybedilmektedir.
CtP PAZARI ORTA ÖLÇEKLİ MATBAALARA DOĞRU UZANMAKTADIR
Sizce CtP ile kalıp üretme maliyetleri ile konvansiyonel kalıp pozlama yöntemi arasındaki fark azalıyor mu? CtP almak için aylık kalıp tüketimi için belli sayılar var. Bu sayılarda bir gerileme söz konusu mu? CtP pazarı orta ölçekli matbaalara doğru yöneliyor mu?
Şu anda CtP-konvansiyonel kalıp üretimleri arasındaki fark, eğer ozasol kalıp artı film, eksi CtP kalıp maliyetleri bazında ele alınıyorsa, her hangi bir şekilde azalmış gözükmemektedir. Ama maliyete işçilik, kalite, üretim hızı, fire azalması vb kalemler de katılırsa, evet fark CtP lehine ciddi bir şekilde azalmıştır. Bu azalma özellikle film çıkış hizmetini dışarıdan alan matbaalar için çarpıcı bir orana ulaşmaktadır.
CtP pazarı gittikçe ve hızla, orta ölçekli matbaalara doğru uzanmaktadır. Bu durum, global anlamda da aynen yaşanmıştır, şimdi de ülkemizde yaşanmaya başlanmıştır.
Yukarıda sayılan avantajlardan dolayı orta ölçekli matbaalar bu yatırımlara sıcak bakmaktadırlar. Rekabet daha da yoğunlaştıkça, bütün yaratıcı çalışma, baskı öncesi, baskı, baskı sonrası hizmetlerin kendi bünyelerinde çözümlenmesi isteği ve uygulamaları, yatırımları da artmaktadır.
2. El CtP tedariki hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Biz Mat Grup Şirketleri olarak 2. el makine (CtP dahil) alım ve satımı yapmamaktayız. Ama gerçekçi olmak gerekirse, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, belirli kitleler, ikinci el makine (CtP dahil ama farklılığı vardır) ticareti yapmaktadırlar.
Ancak burada önemli bir nokta gözden kaçırılmamalıdır; herhangi bir ikinci el ofset baskı makinesi almak ile ikinci el CtP almak, farklı kıstasları ve kuralları, araştırmaları ve değerlendirmeleri gerektirir. 2. el baskı makinelerinin kuruluşu veya servisi için ülke içinde teknik eleman bulmak pek sorun yaratmayacaktır. Bu durum bütün bilinen marka ve modeller için geçerlidir. Ancak CtP sistemleri için aynı şeyler söylenememektedir. Her marka ve model ikinci el CtP’nin servisi bulunmayabilmekte, resmî mümessiller de ikinci el CtP�lere hizmet veremeyebilmektedirler.
Yurt dışından ikinci el CtP alınacaksa, o marka ve modelin Türkiye’deki temsilcisinin durumu, 2. el CtP�lere teknik servis, destek ve lojistik hizmet verip, vermedikleri mutlaka ve önceden incelenmeli ve açıklığa kavuşturulmalı, garanti altına alınmalıdır.
SON DERECE DİNAMİK VE BİLİNÇLİ BİR REEL SEKTÖR
Eklemek istedikleriniz var mı?
Türkiye son derece dinamik ve bilinçli bir reel sektöre sahiptir. Bu büyük sektör içinde Matbaa Sektörü önemli bir yer tutmaktadır. Gittikçe ve süratle gelişmekte, bilinçlenmekte ve dışa dönük çalışmaya, dış pazarlara yönelmektedir. Bunun en büyük sebeplerinden biri, sektör mensuplarının, dünya yeniliklerini, fuarları, sergileri, open house ve bilgilendirme toplantılarını, yazışmalarını, dergileri yakından takip etmeleridir. Yeni nesil yönetici gençler gayet iyi yetişmişlerdir ve artık her türlü teknolojik yeniliği ve global rekabetleri yakından takip edebilmektedir. Bilişim, yabancı dil ve sosyo-kültürel birikimleri gayet iyi seviyelere çıkmıştır. Bu durum genel seviyeyi de yükseltmekte, özellikle dış ticaret kalitesini de iyiye doğru hızla götürmektedir. Yatırımlarını yapmakta, dış satımın önemini algılamakta, rantabilite ve fizibilite çalışmalarını gerektiği gibi ve usulüne uygun olarak yapabilmektedirler. Verileri ve sonuçlarını doğru ve bilimsel olarak değerlendirebilmekte, yorumlamakta ve aksaklıkları tespit edip, tedbirlerini alabilmektedirler. Bu güzel bir gelişmedir.
Bu genel seviye yükselmesi, dileriz sürdürülebilir olarak ve büyüyen dalgalar halinde, işletmelerimizi, sektörümüzü ve ülkemizi güzele, iyiye ve mükemmele götürür.
Kaynak: Matbaa Teknik
Konu içerikleri
Konu linki |
|
Bu konuyu yazdır |
Comments
Yorum Yapın!
You must be logged in konunun yorumları.
