Ocak ayında işlerin zayıflamasına sektör alışık. Promosyon döneminin sonunda, sene başında bir boşluk olması olağan. Dolasıyısla Ocak ayındaki iş düşüşü genel olarak rahatsız edici değil. Belki kısmi bir dinlenme süreci olarak da düşünülebilir. Durum böyle olmakla beraber, bu bakış açısı son iki yıldır değişmeye yüz tutuyor. Küçüklü büyüklü bütün basım işletmeleri kazançları ne olursa olsun geçmişe göre daha çok üretiyorlar ama daha çok kazanıyorlar anlamına gelmiyor bu durum. Daha çok üretmek daha çok kazanmakla eş değer değil elbette. Her alanda oldugu gibi basım sektöründede teknolojinin gelişmesi, verimliliğin ve basılı malzeme ihtiyacının şu yada bu ölçüde artmış olmasının sonucu olarak dünya üzerinde de ülkemizdede daha çok üretim yapılıyor. Kârlılık ise oran olarak sürekli düşüş eğiliminde. Böyle olunca Ocak ayındaki iş düşüşü rahatsız edici bir hal alıyor. Basım işletmelerinin yoğun geçen sezon sonunda bir kaç ay da olsa mali açıdan rahat geçirdikleri dönemler artık yaşanmıyor. Sonuçta her ayın her çalışma gününün tam randımanlı ve verimli değerlendirilmesi artık bir zorunluluk. Yatırım planları yapılırken göz önüne alınması gereken en önemli unsur alınan makine ve donanımların tam kapasiteye yakın çalışıp çalışmayacagı olmalı. Hele teknolojinin çok hızlı gelişmesi ve değişmesi de göz önüne alınırsa, bütün yatırımların rantabl olma zorunluluğu daha önem kazanmakta.
İhracat her zamankinden daha çok gündemimizde olmalı. Artan arzın ve kapasitenin kanalize olacağı mecralar bulmak zorundayız. Ocak ayının sonunda gerçekleşen Paperworld fuarı ziyaretimizde 35 kadar Türk firmasının fuar alanında standları ile yer almış olduğunu görmek bizi memnun etti. Geçmişte bu sayının 50 civarına kadar çıktığıda olmuş. Ancak Messe Frankfurt’un Türkiye Genel Müdürü Aleksandar Medjedovic, bu yıl alan olarak Türk katılımın daha büyümüş olduğunu belirtiyor. Aleksandar Medjedovic’in belirttiği bizce de önemli olan birşey daha var; Türk firmalarının Uzak Doğu pazarlarını yeteri kadar değerlendirememesi. Uzak Doğu’dan ham madde ya da yarı mamul madde alıp, yine o bölgeye ihracat yapmayı düşünmediğimizi belirtiyor. Çin, Hindistan ve diğer bölge ülkeleri, büyük nüfusları ve gelişen ekonomileri ile devasa pazarlar. Oralarda herşey üretiyor ve bizden de ucuza üretiliyor. Söylemi gerçek olsa da pazarın büyüklüğü oranında bakılırsa yapılacak birşeyler mutlaka var(sadece Çin ve Hindistanın toplam nüfusu 2,5 milyar civarında) Bu iki ülke nüfusunun %10 unun alım gücünün ve yaşam standartlarının yüksek olduğunu varsayarak karşımıza 250 milyonluk bir pazar çıkıyor. Yüzde birinin yüksek alım gücü olduğunu düşünürsek 25 milyonluk, kaliteye ve tasarıma gerçek değerini ödeyebilecek muhteşem bir pazar çıkıyor ortaya. Olaya biraz da bu cepheden bakmakta yarar var. Halen Alman, İtalyan firmaları o pazarlara girmek için Paperworld China gibi fuarlara katılıyor ve eminim karşılığınıda alıyorlar. Burada önemli bir noktada hep belirttiğimiz gibi üretim kalitesi yanında tasarımı ve sunumlada öne çıkmak. Artık her yerde benzer nitelikte ürünler üretilebiliyor. Fark yaratmanın yolu ise iyi yetişmiş, akıllı, dünyayı takip eden yetenekli insanları istihdam etmekten ve eldeki insan gücünü işin gerektirdiği şekilde donatmaktan geçiyor.
Kent dosyaları dizimiz izmir dosyası ile devam ediyor. İzmir dosyasını bu sayımızda ve mart sayımızda olmak üzere iki sayıda değerlendireceğiz. İzmir piyasasının yaklaşık 10 yıl kadar öncesini bilenler bu geçen süre içerisinde bu kendimizde dinamizmin boyutları hakkında bir fikir sahibi olacaklar. Aslında geçen bu 10 yıl ülkemizde sektörün boyutlarını tahayyül edilemeyecek şekilde değiştiği bir 10 yıl oldu. Bu değişimin ve gelişimin çok hızlı yaşandığı kentlerimizden biri de İzmir.
Ocak ayının bizim açımızdan bir önemli yanı da yılın ilk büyük drupa öncesi basın toplantısının gerçekleşmiş olması. 13 – 18 ocak tarihleri arasında Almanya Düsseldorf’ta Messe Düsseldorf’un Kongre Merkezinde yapılan bir dizi toplantı ile drupa rüzgarı estirildi. Ad Communication’ın organize ettiği ve dörf gün süren konferansta 10 firma ve Messe Düsseldorf 2008 drupa sının nasıl bir drupa olacağını ve sergilenecek ürünler konusunda basın mensuplarını bilgilendirdiler. 2008 drupasında yenilik teknoloji dijital atağıyla eğlence bir arada. Konular ve uygulamalar ve çözümler gittikçe çeşitlendiği ve detaylandığı için fuara gitmeden herkesin dersine iyi çalışmasında fayda var.
Saygılarımızla
A. Tamer Ardıç










